24 Haziran 2010 | YAŞAM
Atatürk Çan'da
Atatürkçü Düşünce Derneği Çan Şubesi’nin Atatürk’ün Çan’a gelişinin 76. yildönümü nedeniyle yaptiği basin açiklamasi
Bugün, Atatürk’ün Çan’a gelişiyle içimizde yaşatmamız gereken manevi değerin bilinciyle “Herkes Çan'lıyım Demeli” Değerli Çan’lılar,
Evet ÇAN ’lı olmaktan herkes gurur duymalı. Şu anda yaşadığımız ilçemiz Çan, tarihi M.Ö lere dayanan, antik çağa ve Roma İmparatorluğuna kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Nasıl ki, Anadolu, medeniyetler beşiği ise İlçemiz Çan’da yüzyıllardır medeniyetlerin kurulmasına tanıklık etmiştir.
Burada yüzyıl yada iki yüz yıl öncesinden bahsetmiyorum. Binlerce yıldan bahsediyorum. M.Ö ‘sinden bahsediyorum.
Çan, uygarlıkların, medeniyetlerin, kurulduğu bir şehirdir. Bu şehir, Büyük İskender’ den tutun, Roma Krallarına, Eski Yunan Krallarına, Gergislere kadar bir çok medeniyete vatan olmuştur.
Çan, Osmanlı döneminde de önemli bir kent kabul edilmiş, ÇAN KADILIĞI adı ile Kadılık kurulmuş ve Fatih Sultan Mehmet tarafından 1364 yılında ilk camisi olan Emir Sultan Camii inşa edilmiştir.
Çan, Milli Mücadele yıllarında, Çanakkale ve ilçeleri arasında Yunanlılar tarafından işgal edilemeyen tek yerleşim yeridir. Ancak bir gün sabaha karşı aniden yapılan baskınla Çan’a girilmiş, yakılmış fakat Osman Efendi, Çan’dan ve köylerden topladığı silahlı kişilerle Yunanlıları Çan’dan kovmasını bilmiştir.
İlçemiz Çan için tarihsel bir gerçeğide sizlerle paylaşmak isterim. Atatürk, Fransızların elinde bulunan Gelibolu’da ki Akbaş cephaneliğinin ele geçirilip Anadolu’daki cephelere sevk edilmesi emrini Hamdi Beye (Edremit Kaymakamı) vermiştir. Köprülü Hamdi bey, Osman Efendi’nin de yardımıyla cephaneliği ele geçirmiştir. Ve Atatürk verdiği ikinci bir emirle cephanenin Anadoluya sevk edilmesini, Çan’ın işgal altında olmadığı gerçeğinde ve güvenli olduğu gerekçesiyle ancak Çan bölgesi üzerinden yapılması talimatını da vermiştir.
... Ve Mustafa Kemal ATATÜRK, önemli bulduğu ilçemiz Çan’a gelmeyi çok istemiş, bu nedenle 15 Mayıs ve 24 Haziran 1934’de olmak üzere iki kez Çan’a gelmişlerdir. Bu bakımdan Çan, Atatürk’ün ayak izlerini taşımanın gururunu ve onurunu yaşamaktadır.
Birçok medeniyetlere şehir olmuş ve her dönemde önemli bir şehir olarak görülen ilçemiz Çan’ın, yüzyılların tarihsel yolculuğunda, bugünün yolcuları olarak bizler, bu toprakların emanetçileriyiz.
Bu sorumluluk gereği, çocuklarımıza nasıl bir ÇAN bırakacağımızın hesabını şimdiden yapmazsak, Çan’ı bu tarihsel yolculuğunda kaderine bırakırsak, İlçemizi yüzyıllardır sosyal ve ekonomik olarak ayakta tutmayı başaran Ata’larımıza en büyük ihaneti etmiş olacağız.
Bu bakımdan ilçemiz Çan’ın sosyal, kültürel ve ekonomik yapısının ve geleceğinin daha iyi olması bizim elimizdedir.
Değerli Çan’lılar,
Görülüyor ki, ilçemiz Çan’ın tarihsel öneminin çok büyük olduğunun farkındayız. Bu bilinçle Çan’ı Çan yapan insan değerlerimizin farkında olmamız gerektiği, bağlılığımızın, birlikteliliğimizin en üst seviyede olması bilincini sanırım içimizde taşıyoruz..
Nasıl ki; Başka Türkiye yoksa, ekmeğini, suyunu yudumladığımız, koşup oynadığımız, büyüdüğümüz, çalıştığımız ve şu anda üzerinde yaşadığımız, ve hayatta olduğu gibi yine son yolculuğumuzda da toprağına ihtiyaç duyacağımız başka ÇAN’ da yok.
Bizler, bugün bu toprakların üzerinde yaşıyorsak, yarın da bu toprakların altında olacağımızı hatırlamamız gerekiyor. Bu bakımdan, bu toprakların üstüne de, altına da ihtiyacımız var. Bu bilinçle ÇAN’ a sahip çıkmanın, Çan’ın sosyal, kültürel ve ekonomik yapısının en üst seviyelere çıkarmanın tarihsel bir görev olduğunu kimse asla unutmasın.
Belirttiğim bilgiler ışığında bu bölgenin kalkınması, Çan halkının refahı için üretilecek ve eyleme geçilecek ekonomik projelerin ne kadar önem arz ettiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Nasıl ki, Mustafa Kemal Atatürk İzmir 1. İktisat Kongresinde “Bu ülke ekonomi devleti olmalıdır”. demişse, bizlerde Çan’ın tek kurtuluş reçetesinin ekonomiğe dayalı projeler olduğunu kanıksamalıyız. Bu ilkeyi davamız haline getirmeliyiz. Tabi ben burada sadece düşüncelerimi belirtebiliyorum. Yazı yazarak ancak temennilerimi sunabilirim. Bu projeleri hayata geçirebilmenin tek yolu, yetki ve icranın başında olmaktan geçiyor. Bu makamda olanların derhal bu konuların üzerinde çalışmaları, Çan için tarihsel bir görevdir.
Çan için bu gerçeklerin yanı sıra manevi değerlerimize de sahip çıkmak zorundayız. Gelenek ve göreneklerimizi unutmamak ve hatırlamak içinde bu konuda da projeler üretmeliyiz.
Yüzyıllarca bu topraklar üzerinde kurulan medeniyetlerde kendine yer bulmuş ilçemiz Çan gerçeğinde, Atalarımızın bu bölgenin ekonomik ve manevi değerleri için yaptığı mücadele sorumluluğunu bizler ne kadar yerine getirebildik? Sorusunu kendimize sormamız gerekiyor. Bunun cevabını verdiğimizde başarmak için hiçbir neden göremiyorum.
ATATÜRK’ÜN ÇAN’A GELİŞİNİN 76.YILDÖNÜMÜ KUTLU OLSUN.
Evet bizde, Çan’ımızın manevi değerlerine sahip çıkmak ve yaşatmak düşüncesiyle, ÇAN ADD olarak kendi olanaklarımızla, 6 yıldır Atatürk’ün Çan’a gelişini kutlamayı, 5 yıldır da Kuvay-ı Milliye kahramanı Osman Efendi’yi anmayı bir görev adlediyoruz. Bu kutlamaları ve anmaları sürdürmeye devam ediyoruz. Siz Çan Halkına bu değerlerimizi unutturmamaya çalışıyoruz.
Bu düşüncelerle 15 Mayıs ve 24 Haziran 1934 tarihlerinde iki kez olmak üzere ilçemize gelen Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Çan’a gelişinin 76.yıldönümünü kutlar ve bugünü unutmamız gerektiğini siz değerli Çan Halkıyla paylaşırız.
Yine bu düşüncelerle herkes “ÇANLIYIM DEMEYİ”, Çan’ın ekonomik, kültürel ve manevi değerlerinin en yüksek seviyede olması gerektiğini kendine ilke edinmelidir. Bunun tarihsel bir görev ve sorumluluk olduğunu herkes kabul etmelidir. Sevgi ve saygılarımla
BÜLENT ÖZ
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞI
ÇAN ŞUBE BAŞKANI
ATATÜRK 15 MAYIS VE 24 HAZİRAN 1934’DE OLMAK ÜZERE İKİ KEZ İLÇEMİZ ÇAN’A GELMİŞLERDİR.
1. GELİŞİ
Gazi Mustafa Kemal Paşa, deniz yoluyla 14 Mayıs 1934’de Çanakkale’yi şereflendirdiler. O gece Çanakkale’de kalıp ertesi sabah Balıkesir’e gitmek üzere Çanakkale’den hareket ettikleri haber alınmış. Bu geziden daha önce halk haberdar edilmiş. Onun için her köy halkı köy yolunda Çanakkale şosesiyle bitiştiği yerde toplanmışlar. Herkes Mustafa Kemal Paşa’yı o yüce kurtarıcıyı görmek istiyormuş. Çan Nahiye Merkezi Pazarköy’de Biga ve köylerinden pek çok kişi gelmiş. Biga Kaymakamı Hikmet Bey, memurlar, Çan’ın ileri gelenleri, Çan Pazarköy İlkokulu ve Biga Ortaokulu öğrencileri, müdürleri birlikte gelmişler. Yol kavşağının doğusunda kurulan “tak”ın ön kısmında karşılamaya gelenler dizilmişler. Çanakkale istikametinden bir otomobil gelmiş. İçinden dört kişi inip halkın arasına karışmışlar arkadan Çanakkale Emniyet Müdürü, onun arkasından vali ve misafirleri, Mustafa Kemal Paşa arabadan inip Biga Kaymakamı’ndan başlamak üzere dizilenlerin ellerini sıkmışlar. Yolun sol tarafında kadınlar toplanmışlar. Kadınlara “Nasılsınız hanımlar?” demişler. Kadınlar “sağ ol paşam” cevabını vermişler. Daha sonra Kocakonak Tepesi üzerindeki eski derebeylikten kalmış olan şato binası dikkatlerini çekmiş, arkalarını dönüp Vali Bey’e sormuşlar. Vali Bey de arkasına dönüp Biga Kaymakamı’na sordu. Fakat cevap alamadı, daha arkalardan Mehmet Ali Tümer köy katibi ve Çan Gücü İdman Yurdu Başkanı olarak onları takip ediyormuş. Derebeylik zamanından kalmış şato olduğunu söylemiş. Mustafa Kemal Türkiye’de derebeylik yaşanmadı deyip yürümüşler. Bir kız öğrencinin sunduğu çiçek demetini alıp öğrencilere “Nasılsınız?” demişler, ve “sağ ol paşam” cevabını aldıktan sonra halk hemen etrafını sarmış.
Halkın içinden yanındakilerle konuşarak biraz yürümüşler. Arkadan arabaları istemişler. Arabaların ikiye ayırdığı halkın arasından Mustafa Kemal’in yanına yaklaşan otomobile “Allah’a ısmarladık.” deyip binmişler ve Balıkesir’e doğru yola devam etmişler. Mustafa Kemal meydanda etrafına bakıp karşı tepelerin adlarını sormuş. ERENLER ve PIRNAR tepe cevabını aldıktan sonra yolun iki tarafındaki iki başağı kalkmakta olan buğday tarlalarından da etkilenerek “Yurdumuzun ne güzel yerleri var.” demiş.
2. GELİŞİ
Vilayetten İçişleri Bakanlığının bir tamimi gelmiş. Mustafa Kemal’in misafirleri olan İran Şahı Rıza Pehlevi Balıkesir’den gelip Çanakkale’ye geçecekleri yol kavşaklarına taklar kurarak kadın ve erkeklerin toplanmalarını önlemek ve onların önlerine geçip kendilerinden her hangi bir istekte bulunmaları yasaklanmıştı ve bu olay ilan edilmiş. 24 Haziran 1934 tarihinde bu defa Mustafa Kemal Balıkesir’den gelecek diye köprünün başında tak kurulmuş. Gazi Mustafa Kemal’in burada karşılanması düşünülmüştü. Fakat karşılamanın yine yol kavaşağında yapılmasının daha iyi olacağı düşünüldüğünden karşılama bu günkü Lise Binası’nın önünde yol kavşağında yapılmış. Yine her taraftan Mustafa Kemal’i ve İran Şahı’nı görmek için bir çok insan yollara düşmüş. Tepe Köy sırtından arabaların tozu görülmüş. Önde açık bir araba “Mustafa Kemal Paşa çok yaşa !” diye bağırıyormuş. Hemen arabadan Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras Bey inip “İran Şahı çok yaşa!” diye bağırın deyince, bu defa “İran Şahı çok yaşa!” diye bağırılmaya başlanmış. Ayranlar hazırlanmış. Misafirler de tahminin üzerinde çok kalabalıkmış. Bakanlar, umum müdürleri, Balıkesir Valisi, mebuslar, Ordu Müfettişi Fahrettin Altay, Balıkesir Kolordu Komutanı Ali Hikmet Paşa ve birçok heyet gelmiş. Hazırlanan ayranlar yettiği kadar ikram edilmiş. Bir kısmına yetmemiş, Mustafa Kemal ve İran Şahı bir müddet dinlenip Çan ileri gelenleriyle konuştuktan sonra Çanakkale’ye hareket etmişler.

FOTOĞRAF İÇİN BİLGİ : ATATÜRK'ÜN 24 HAZİRAN 1934'DE ÇAN'A İKİNCİ GELİŞLERİNDE BUGÜNKÜ ÇAN LİSESİ ÖNÜNDE İRAN ŞAHI RIZA PEHLEVİ İLE..
Değerli Çan'lılar;
Çan'ın M.Ö önceki tarihi ile ilgili, yazımda atladığım bir bilgiyide sizlere aktarmak isterim.
Büyük İskender, Granikos savaşı öncesinde ordularıyla Çan bölgesinde kalan bugünkü Kocabaş Çayı mevkiinde konakladığı, savaş sonrasında da Çan Karaılıca banyoları diye bilinen yerde yaralı askerlerini şifalı sularda tedavi ettiği bilinmektedir.
Bu önemli tarihi bilgiyi de sizlerle paylaşmak isterim.
Saygılarımla...
Çok Teşekkür ederim,Bülent kardeşim bu tarihi açıklaman için.Sağolasın, Çan'lı olarak kendimizle gurur duyuyoruz.Selamlar
YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberlerimiz
- Pratisyen Doktorun Densizliği
- AKP‘ lilerin Gücü Boyacıya Yetti
- Ölüm Sana Yakışmadı ÇAĞLA…
- Semazen Gösterisi Büyük İlgi Gördü
- İbrahim Sadri ve Yücel Arzen'den Konser
- İkbal Gürpınar İkinci Kez Ramazan Etkinlikleri İçin Çan’da
- Kuzey Biga Madencilik Şirketi İftar Yemeği Verdi
- Kaymakamlıktan Basın Açıklaması
- Ali - Hamza Çiftliği’nde HAYIR'LI BİR YEMEK...
- Ver 500 Lirayı Kapat Caddeyi…
- Vergi Şampiyonları Ödüllerini Aldı
- Yılın Kaymakamı Biga'da
- İdeal Form Güzellik Merkezi Açıldı
- Zanlılar Yakalandı
- İdeal Form Açılıyor







Kaymakam Hasan Gözen

necmi | 14 Temmuz 2010 13:46
çanlı degilim ama çanı köyden kurtaranda çanı çan yapan ibrahim bodurdur bence çan yerine bodur ilçesi olması lazım buranın..