Kemal'e Mektup
Tarih: 4.10.2012 00:00:00
Hamza Yıldız
Sevgili Kemal,
Sevgi ve saygıyla selamlarımı gönderiyorum. Gazete Çan’da yayınlanan “Ali Hamza Çiftliği” yazıma beni gerçekten duygulandıran, onore eden aynı zamanda eleştiren bir yorum yazmışsın.

Teşekkür ediyorum.

Artık tevâzuyu bir kenara bırakarak beynimde ve yüreğimdeki samimi duygu ve düşüncelerimi iletmek istiyorum.

“ Nerden geldiğini ve ne olduğunu unutmamak” benim hayat felsefemdir.

Ben hacılar köyünde doğmuş bir maden işçisi olan Mehmet Çavuş’un altı çocuğundan biriyim.
Hayatım yokluklar içinde geçti babasız büyüdüm. Hayatı gurbet ellerinde tırnaklarımla kazıyarak bu günlere ulaştım. Şükürler olsun.
Şu anda da huzurluyum, rahatım ve bir şikayetim yok.

1974 Yılında Balıkesir Ülkü Ocaklarında başlayan fikri ve siyasi hayatım büyük mücadele, büyük acı, büyük mutluluklarla devam etti.
Tek üzüldüğüm nokta, Türk Milletini çıkış noktası olarak Türk Birliği Ülküsü idealine inanmış büyük davanın kararlı, inançlı ve onurlu temsilcileri artık magazin ülkücülerinin (rozet ve slogan kısırı) sadece MHP’nin oy oranlarına bağlı dedikodu, kokan riyakar söylemlerinden bıktı. Bende bıktım.
Beni 1980 öncesinin o kıran kırana mücadelesi bıktırmadı.

Zindanlar, mahkemeler, işkenceler bıktırmadı.
Herkesin korkularının gölgesine saklandığı, inanmış ülkücülerin direndiği ihtilal sonrası ülkücü harekâtı yeniden inşa etme çalışmaları da bıktırmadı.

1994’lerde Çan’ın en uzak köyü Dondurma’da görev yaparken hafta sonları Çanakkale’nin bütün ilçelerini tek tek gezerek Ülkü ocaklarını yeni ve dinamik ekiplerle yeniden kurmak, partiye yeni kadrolar yetiştirmek mücadelesi de bıktırmadı.

Tek başıma sabahlara kadar bütün yazılarını tek başıma yazdığım ”Birliğe Çağrı” gazetesine verdiğim emek de bıktırmadı.
Üç çocuğumu ve eşimi arkamda bırakıp sürgünlere gidişlerimde de bıkmadım.
1999 seçimlerinde fikrimiz iktidar ortağı olduktan sonra varımı yoğumu harcadığım seçimlerden sonra evime ekmek götüremediğim iki yıl onurla seçim borçlarımı ödediğim partimin beni bile unuttuğu sıkıntılarımla tek başıma savaştığım o dönem bile bıkmadım.

İnatla hayata ve davama sarıldım.
2002 ve 2004 seçim bozgunlarında herkes kaçtı, saklandı ortada yine birkaç inanmış ülkücü kaldığında da bıkmadım.

Ne makam, ne adaylık, ne iş tekliflerini elimin tersiyle ittim. Ülkücü kalmayı tercih ettim.
Yaşadığım, yaptığım hiçbir şeyden pişman olmadım.

Onurlu ve inançlı bir hayatın artık huzurunu yaşamak istiyorum.
Çevremden gördüğüm saygı bana yetiyor.
Yirmi yedi yıl öğretmenlik, otuz beş yıl ülkücülük, yazarlık, sosyal çalışmalardan ziyade beni ihanetler yordu be Kemal!

Bırakalım ülkücülüğü sadece slogan ve nutuk atma sanan magazin ülkücüleri biraz davul çalsın. Davulun sesi uzaktan hoş gelir derler ya.
Bunca yıllık ülkücülük yakıştı da toprağa, fidana, doğaya dönmek neden bana yakışmasın be Kemal!

Artık kabul etmek zorundayım artık yaşlanan vücudum yeni ihanetleri, basitlikleri taşıyamıyor. Ayrıca; gittiği her yeni, yaptığı her işi anlamlandırarak mührünü vurmak her ülkücünün görevi.

Kenara çekilmek, o çok bildiğini sanan ukalalara sorumluluğun ve icranın hangi bedelleri olduğunu göstermenin bir yolu.

Pehlivanlığın sonunun cazgınlık değil, bilgelik olması gerektiğini birilerine göstermek gerekiyordu.

Ben artık tam bir “Bozgurt” gibi dağda, “Ali Hamza Çiftliğindeyim”

Yolun düşerse bekliyorum.

Çay her daim hazır.
Sevgilerimle…


Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU ŞEHRİ SEVMEK (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
MERHABA ÖZGÜRLÜK (18 Nisan 2017 - Salı)
Lamia (14 Ekim 2015 - Çarşamba)
MYDOST İSKELESİ ÇANAKKALE (10 Mart 2015 - Salı)
Lamia (19 Şubat 2015 - Perşembe)
Bahçeliye Çağrı (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
(14 Ağustos 2014 - Perşembe)
KIR ÇEŞMELERİ (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Çayırlar Spor (25 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Dostlar Meclisinde Musiki Ziyafeti (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Foto Mehmet (05 Aralık 2012 - Çarşamba)
Hadi Gidelim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu şehrin çocukları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ben bu şehri... (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Şiirler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün busesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Tümer'e saygı ve rahmet için (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Su Tadında Yaşamak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Hamza Çiftliği (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Külde Kumpir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çiçekler Konuşur mu? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ayıp Ortada Kaldı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ergenekon (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Güle Güle Demiyorum Kaymakam Bey (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İş Yok, Kömür Yok Ve Burası Çan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Delisi De Yok , Velisi De ! (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eksiğimiz Ortak Akıl (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Lamia (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Devlet Bahçeli’ye İade-i Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Harman (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Dair Politik Analiz (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Emekliler Kulübü (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün Duyguları Yakaladığı Gece (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Teneke Çatıda Yağmur Sesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eski Ramazan Tatları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çocukluğumun Ramazanları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Özgür Düşünce Ayrıcalığı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Suda Kendini Gören Geyik (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ufuksuzluk Sendromu (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Sevgiye Ulaşmak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Arada Bir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Mektup Yazdım Gül Yüzlü Yare (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yar Dilinden Hüzündür Gurbet (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bir Çan Romansı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yağmur Rahmettir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Buse (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Her Yerde Kar Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Fabrika Sireni (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Çocukları (2) (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bize Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Çok Açık Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Arzuhalim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Tebdil-i Mekan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Artık Kurudu Gelincikler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hane Kapısı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
TOHUM KADAR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
BOZKIRDA BÜYÜYEN AĞAÇ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DOSTLARLA PİKNİK YAPMAK (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İLK SÖZ VEYA İLK EMİR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KAYMAKAM BEYİ TEBRİK EDİYORUM (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ÇANSPOR'DA OLAĞANÜSTÜ KONGRE (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ELVEDA ESENLİK SOKAĞI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
MOTOR SU KAYNATTI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DERMAN YANIBAŞIMIZDA (04 Ekim 2012 - Perşembe)
SARIBAŞ’IN KAHVESİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
OSMAN (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KARŞIYAKAYA GEÇELİM… (04 Ekim 2012 - Perşembe)
PAŞA HAZRETLERİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Yazar Deneme Yazısı (04 Mayıs 2010 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7967
EURO
4.6385
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Elleriniz soğan kokuyorsa, soğan doğradığınız bıçağı su altında elinize sürtün ve sabunla yıkayın. Kokudan eser kalmayacaktır.

Elleriniz soğan kokuyorsa
Dolma iç için kullanacağınız pirincinizi mutlaka ılık suda bekletip yumuşatın ve nişastasından arındırmak için birkaç defa sudan geçirin. Böylece içinin sert kalmasını önlersiniz. Dolmamızın daha lezzetli olması için sızma zeytinyağı kullanın.

Dolma - Sarma Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları