Emekliler Kulübü
Tarih: 4.10.2012 00:00:00
Hamza Yıldız
Yirmi yedi yıl öğretmenliğin ardından emekli olmaya karar verdiğimde, beynimde hep hayallerimi gerçekleştirme umudum vardı.
Şehrin stresinden, gürültüsünden, siyasetin yorgunluğundan, çıkar ilişkilerinin riyakârlığından uzaklaşıp şöyle dağ başında küçük bir kulübe, birkaç dönüm toprak sahibi olup doğayla barışık bir huzur iklimine sığınmayı istiyordum.

İnsan iradesinin elinden bir şey kurtulmuyor. Sonunda doğaca köyü yol kenarında, sabah güneşini direkt alan, havadar, sırtı meşe ormanına dayalı on dönümlük bir yer bulduk. Beraber emekli olduğumuz, meslektaşım Ali Kuru ile ortaklaşa kolları sıvadık önce tel örgüler tamir edildi. Toprak sürüldü, tırmıklandı. Kasım ve aralık ayında sert poyraza, yağmurlara rağmen arkadaşlarımızla fidanları diktik. O soğuk kış günlerinde sığınabileceğimiz tahta ve naylonlarla çevrili bir asma çardağımız vardı. Önüne yakılan ateşte çay demlenir, yemek (en çok menemen ve ızgara) pişerdi. Arada dumandan gözlerimiz yaşarırdı. Fabrikadan emekli İsmail Dinler’in (namı diğer Yahudi) bu çalışmalarda bizden fazla emeği vardı.

Artık bize burada küçükte olsa bir ev lazımdı. Yoksa kuzeyin sert ayazına dayanamayacaktık. Defalarca tartıştıktan sonra 30 m² lik bir ev planı oluşturduk kafamızda. Temelleri imeceyle kazdık. Taşları doldurduk, plakajı kendimiz attık. Başımızda sadece usta olarak tertip vardı. Tuğlaları örelim, çatıyı kapatalım, kapı pencereleri takalım derken mart ayı sonunda kaba inşaatı bitmiş başımızı sokacak küçük bir evimiz olmuştu.
Pencereler rahmetli Doletor Kemal’in evden çıkma, kapı ve mutfak tezgâhı Nahit Hoca’dan, fayanslar Rafet kardeşimden, yer karoları ise Hüseyin Yıldırım’ın desteği ile temin edildi. Bir anlamda artık malzemelerin geri dönüşümünü sağlıyorduk.
Belediye’den emekli Hüseyin Şahin ile fabrikadan emekli İbrahim kardeşimizin de bizlere çok büyük yardımları oldu.

Ve sonunda emekli öğretmen Cemal Cun’da aramıza katıldı. Onun sabırla toprakla oynaşması, her türlü sebze tohumlarını bulup ekmesini memnuniyetle izliyorduk.

Böylece Ali Hamza Çiftliği baharla birlikte şekillenmeye başladı. Kurallar kendiliğinden oluşuyordu. Kimse kimsenin işine karışmıyor ama her işte herkes birbirine yardımcı oluyordu. Yemek yapmak benim, bulaşık yıkamak Ali Kuzu’nun göreviydi. Fidanları kazmak ortak işimizdi. Gürümleri kesmek, temizlemek Ali Kuru’ya, fidanların bakımı, ilaçlanması bana aitti. Camal Hoca sadece sebze yetiştirme işine bakıyordu.
Soğan, sarımsak, marul, ıspanak, roka, tere, maydanoz tamamen doğal yetiştiriliyordu. Domates, biber ve patlıcanlarda öyle. Ama yediğimiz taze fasulyenin tadı hala damağımızdaydı. Tabi birde nohudun. Kabak ve salatalıklardan istediğimiz verimi alamamıştık ama olsun. Fidanlar çok neşeliydi. Bizlerde sağlıklı, huzurlu ve mutluyduk.

Kahvelerden, dedikodulardan, emeklilik sendromundan kurtulmuştuk. Kendiliğinden oluşan  “Emekliler Kulübü” yaşlılıkta bile çalışmanın ve üretmenin, doğayla baş başa yaşamanın farklı tadını paylaştırıyordu bizlere.
Baharın en güzel günlerini yaşadığımız bu günlerde fidanların çiçekten meyveye dönüşümünü izlerken yorgunluğumuzun üzerine bir tatlı huzurla dönüyorduk akşamları evimize.


Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU ŞEHRİ SEVMEK (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
MERHABA ÖZGÜRLÜK (18 Nisan 2017 - Salı)
Lamia (14 Ekim 2015 - Çarşamba)
MYDOST İSKELESİ ÇANAKKALE (10 Mart 2015 - Salı)
Lamia (19 Şubat 2015 - Perşembe)
Bahçeliye Çağrı (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
(14 Ağustos 2014 - Perşembe)
KIR ÇEŞMELERİ (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Çayırlar Spor (25 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Dostlar Meclisinde Musiki Ziyafeti (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Foto Mehmet (05 Aralık 2012 - Çarşamba)
Hadi Gidelim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu şehrin çocukları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ben bu şehri... (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Şiirler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün busesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Tümer'e saygı ve rahmet için (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Su Tadında Yaşamak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Hamza Çiftliği (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Külde Kumpir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kemal'e Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çiçekler Konuşur mu? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ayıp Ortada Kaldı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ergenekon (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Güle Güle Demiyorum Kaymakam Bey (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İş Yok, Kömür Yok Ve Burası Çan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Delisi De Yok , Velisi De ! (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eksiğimiz Ortak Akıl (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Lamia (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Devlet Bahçeli’ye İade-i Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Harman (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Dair Politik Analiz (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün Duyguları Yakaladığı Gece (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Teneke Çatıda Yağmur Sesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eski Ramazan Tatları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çocukluğumun Ramazanları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Özgür Düşünce Ayrıcalığı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Suda Kendini Gören Geyik (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ufuksuzluk Sendromu (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Sevgiye Ulaşmak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Arada Bir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Mektup Yazdım Gül Yüzlü Yare (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yar Dilinden Hüzündür Gurbet (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bir Çan Romansı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yağmur Rahmettir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Buse (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Her Yerde Kar Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Fabrika Sireni (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Çocukları (2) (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bize Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Çok Açık Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Arzuhalim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Tebdil-i Mekan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Artık Kurudu Gelincikler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hane Kapısı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
TOHUM KADAR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
BOZKIRDA BÜYÜYEN AĞAÇ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DOSTLARLA PİKNİK YAPMAK (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İLK SÖZ VEYA İLK EMİR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KAYMAKAM BEYİ TEBRİK EDİYORUM (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ÇANSPOR'DA OLAĞANÜSTÜ KONGRE (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ELVEDA ESENLİK SOKAĞI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
MOTOR SU KAYNATTI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DERMAN YANIBAŞIMIZDA (04 Ekim 2012 - Perşembe)
SARIBAŞ’IN KAHVESİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
OSMAN (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KARŞIYAKAYA GEÇELİM… (04 Ekim 2012 - Perşembe)
PAŞA HAZRETLERİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Yazar Deneme Yazısı (04 Mayıs 2010 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7967
EURO
4.6385
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Kanalizasyon kapağının kare altıgen vs. değil de,daire şeklinde olmasının sebebi daire şeklindeki kapağın yan dönse de içeri düşmemesidir.

Bunları Biliyor Muydunuz? 3
Çorbanızı kısık ateşte pişirerek lezzetini artırabilirsiniz. Pişirme esnasında çorbanıza ekleyeceğiniz su mutlaka sıcak olsun. Çorbalarınızda tuzu fazla kaçırırsanız bir patatesin kabuklarını soyun ve dörde bölerek çorbanın içine atın. Patatesler yumuşa

Çorba Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları