Eski Ramazan Tatları
Tarih: 4.10.2012 00:00:00
Hamza Yıldız
Çocuksu düşlerin, heyecanların, oyunların arasına ilk müjdesini vererek geliyorum derdi Ramazan ayı.
        
Unlar kilerden getirilir, oklavalar, hamur açma tahtaları (yaztaç) hazırlanırdı. Komşulardan bahçesi en ferah, en geniş, fırını olan seçilir, herkese haber verilerek çalışma günü seçilirdi.
        
Erkekler işe, çocuklar okula gönderildikten sonra hamur tahtaları taşınırdı komşu bahçesine. Tabi oklavalar, siniler, hamur açma tahtaları da. Fırın çoktan yanmış olurdu. Hamur açma tahtalarının başına bağdaş kurarak otururdu kadınlar, oklava ellerinde, un tası yanlarında olurdu. Daha çok genç kızlar hamur tahtasından bir parça kopararak, unlu elleriyle küçük top hamurlar yapar ve yine bir genç kız bu hamurları oklavacılara taşırdı. Oklavacı kadın önce hamur açma tahtasının üzerine biraz un sepeler, hamur topunu ortaya koyar, eliyle bastırırdı. Sonra oklava ile hamuru açmaya başlardı. En ince hamuru açan en maharetli sayılırdı. Açılan hamurlar ters çevrilen sininin üzerine konurdu. Görevli kadın bu hamurları fırın başındaki eli yüzü ter içindeki komşu kadına götürürdü. Hamur ince bir demir ve telden yapılmış hamur küreği ile fırında pişirilirdi. Pişirilen hamurlar temiz bir çarşafın içinde üst üste yığılır ve çıkın yapılarak bağlanır ve evlere yollanırdı. Bu arada avludan türkü sesleri yükselirdi. Hamur önemliydi çünkü hamur börek demekti. Ramazanın özel tadı ve sahurların olmazsa olmazı. Sonraki günlerde makarna kesilir, kuskus da yapılırdı.
        
İlk teravih namazına babalar erkenden çıkarken anneler sahur yemeklerini hazırlamaya başlardı. Biz çocuklarda yarım yamalak abdest alıp cami avlusuna koşardık. Yatsı ezanıyla herkes camiye girip ön sırlarda saf tutarken biz çocuklar canımız sıkılırsa kaçmak için en arka sıralara dizilirdik. Derken namaz başlar, rekâtlar uzadıkça arka sıralarda kikirdeşmeler başlar, bir süre sonra ise çocuklardan camide kimse kalmazdı. Yine de bizlere namaz ve ibadet sevgisi teravih namazlarından kalmıştır.
        
Ramazanın ilk gecesi biz çocukları pek uyku tutmazdı. Aynı odada yer yataklarında, en az üç, dört kişi yatan bizlerin çıkardığı gürültülere babamız müdahale ettikten sonra uyuya kalırdık. Ta ki davul sesine uyanana kadar. İlk uyanan diğer kardeşlerini de uyandırırdı. Sonra en büyüğümüzden başlayarak tuvalet bahanesiyle salona çıkardık. Teker teker yer sofrasındaki anne babamızın yanına diz çökerdik. O an için dünyanın en güzel yemekleriyle dolu sofra önümüzde olurdu.
        
Kalabalık mı sofrayı daha bir tatlandırır, sofra mı kalabalığa yetmez? Telaşıyla önce tarhana çorbası ardından kuru fasulyede tabağın dibi çabucak görünürdü. Sonra kuskus veya el makarnası biterdi. Ama karnı ne kadar doyarsa doysun herkes finali beklerdi. Börek tepsisi sofraya konur, baba böreğin ortasını yarar, anne üzüm hoşafı tasını ortasına koyar koymaz el ve ağız bütün gücüyle birlikte çalışmaya başlardı. Eller, ağızlar yağlanmış kimin umurunda.
        
Yarım saat sonra Ramazan’ın bereketi ve tadıyla herkes yarın sabah tutup tutamayacağı belli olmayan orucun uykusuna dalardı.


Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU ŞEHRİ SEVMEK (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
MERHABA ÖZGÜRLÜK (18 Nisan 2017 - Salı)
Lamia (14 Ekim 2015 - Çarşamba)
MYDOST İSKELESİ ÇANAKKALE (10 Mart 2015 - Salı)
Lamia (19 Şubat 2015 - Perşembe)
Bahçeliye Çağrı (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
(14 Ağustos 2014 - Perşembe)
KIR ÇEŞMELERİ (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Çayırlar Spor (25 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Dostlar Meclisinde Musiki Ziyafeti (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Foto Mehmet (05 Aralık 2012 - Çarşamba)
Hadi Gidelim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu şehrin çocukları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ben bu şehri... (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Şiirler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün busesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Tümer'e saygı ve rahmet için (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Su Tadında Yaşamak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Hamza Çiftliği (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Külde Kumpir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kemal'e Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çiçekler Konuşur mu? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ayıp Ortada Kaldı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ergenekon (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Güle Güle Demiyorum Kaymakam Bey (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İş Yok, Kömür Yok Ve Burası Çan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Delisi De Yok , Velisi De ! (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eksiğimiz Ortak Akıl (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Lamia (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Devlet Bahçeli’ye İade-i Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Harman (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Dair Politik Analiz (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Emekliler Kulübü (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün Duyguları Yakaladığı Gece (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Teneke Çatıda Yağmur Sesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çocukluğumun Ramazanları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Özgür Düşünce Ayrıcalığı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Suda Kendini Gören Geyik (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ufuksuzluk Sendromu (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Sevgiye Ulaşmak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Arada Bir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Mektup Yazdım Gül Yüzlü Yare (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yar Dilinden Hüzündür Gurbet (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bir Çan Romansı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yağmur Rahmettir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Buse (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Her Yerde Kar Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Fabrika Sireni (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Çocukları (2) (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bize Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Çok Açık Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Arzuhalim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Tebdil-i Mekan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Artık Kurudu Gelincikler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hane Kapısı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
TOHUM KADAR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
BOZKIRDA BÜYÜYEN AĞAÇ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DOSTLARLA PİKNİK YAPMAK (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İLK SÖZ VEYA İLK EMİR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KAYMAKAM BEYİ TEBRİK EDİYORUM (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ÇANSPOR'DA OLAĞANÜSTÜ KONGRE (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ELVEDA ESENLİK SOKAĞI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
MOTOR SU KAYNATTI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DERMAN YANIBAŞIMIZDA (04 Ekim 2012 - Perşembe)
SARIBAŞ’IN KAHVESİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
OSMAN (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KARŞIYAKAYA GEÇELİM… (04 Ekim 2012 - Perşembe)
PAŞA HAZRETLERİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Yazar Deneme Yazısı (04 Mayıs 2010 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7698
EURO
4.6575
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
-Mide asidiniz bir jileti eritebilecek güctedir.

Bilgi
Kek hamurunun piştikten sonra kalıptan rahat çıkması için 10 dakika bekletin. Fırına sürdüğünüz kek kalıbının yanmasını önlemek için kalıbın altına biraz tuz koyabilirsiniz.

Hamur İşi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları