Özgür Düşünce Ayrıcalığı
Tarih: 4.10.2012 00:00:00
Hamza Yıldız
"Farklılık Zenginliktir" ve Farkı Farketmek" adlı birbiri ardına yazdığım iki yazıdan dolayı çok sayıda eleştiri aldım. Hem olumlu, hem olumsuz eleştiriler.. Eleştirilerden mutlu oldum. En azından yazılarımın dikkatle okunduğunu, beyin ve düşünce süzgecinden geçirildiğini görmek, fikirlerimin paylaşılmasının veya paylaşılmamasının nedenlerini öğrenmek beni sevindirdi. Eleştirilerin çok farklı siyasi kesimlerden gelmesi artık toplumun kavga, siyasi çekişme ve kamplaşma yerine farklılıkları da bünyesinde barındıran ortak genel kabullerde bütünleşme arzusunu belirtmesi açısından memnuniyet vericiydi.
Araştırma,düşünme, yorumlama, çalışma, üretme ve paylaşma yerine hazır fikir kalıplarına sığınma, fikir köleleri olma yanlışını tercih toplumumuzun ve insanımızın en belirgin hastalıklarından belki de ilkidir. İnsan, elbette kendi sosyal, ekonomik, kültürel değerlerine uygun düşünce ve siyasi oluşumlara katılacaktır. Bunun mücadelesini de verecektir. Bu en tabii hakkıdır. Ama sadece kendisini ve kendi düşüncelerini tek ve mutlak merkez gibi görme, herkesin de bunu kabul etmesini bekleme hatta zorlama yanlışına asla düşülmemelidir.
En büyük temel çelişkilerimizden birisi de, muhakkak her siyasi düşüncenin ve yapılanmanın özgür düşünceye asla izin vermeyen, farklılığı ve gelişmeyi reddeden, mutlak itaat isteyen örgütlenme biçimidir. İnsanı ve insani değerleri, toplumu ve toplumsal değerleri merkez almayan, insan ve toplumla birlikte düşünme, üretme ve paylaşma geleneğini geliştiremeyen siyasi yapılanmalar kökleşmeden ve kurumsallaşmadan çok kısa bir sürede demode olup gidiyor. Bu tespit ülkemizin acı bir gerçeğidir ve mutlaka değişmelidir. İnsanımızın bugün düşünceden kaçışının, kolay ve günlük uğraşlara sığınışının ardında şimdiye kadar uygulanan siyasi tekelleşmenin yarattığı tahakkümün izlerini görmek mümkündür.
Toplumun ortak değerlerinden ve genel kabullerinden sadece birini merkez alarak tekelleştirme, onu siyasi surlarla çevirerek toplumdan koparma, daha sonra amblem ve sloganlarla dayatma ortak değerlerimize sadece zarar veriyor, onları sığlaştırıyor. " Milliyetçilik ülkücülerin, demokratikleşme solun, inanç ise İslami kesimin tekelinde kaldı" diye belirtmiştim geçen yazımda. Oysa milletini sevme, ona hizmet etme, daha fazla demokratikleşme, daha fazla kişisel hak ve hürriyetler, inançlarını istediği gibi yaşama hakkı belli siyasi düşüncelerin veya örgütlenmelerin elinde birbirine karşı kullanılacak silah değil, ortak mücadele alanları olmalı. Milletini sevmenin, milli kültüre sahip çıkmanın, ırkçılık; demokratik isteklerin, kişisel hak ve hürriyetlerinin sınırlarını genişletme taleplerinin vatan hainliği; inançlarını özgürce yaşamanın yobazlıkla, irtica ile yan yana değerlendirme yanlışlarıyla birbirimize sadece acılar üreteceğimizi ve gelişmenin önünde bütün bu gerekliliklerin birer engel olarak çıkarılacağını kavramamız gerekiyor.
"Ey Oğul ! İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın" diyor Şeyh Edabalı. Evet, önce insanın mutluluğu, özgür düşüncesi ve çabalarının topluma serbestçe katılması gerekiyor. Devlet için ölmek değil, yaşamak ve yaşatmak, insana tebaa değil, vatandaş olarak bakabilme ve davranabilme felsefesine yaklaşabildiğimiz ölçüde gelişebileceğimizi artık hepimiz kavramalıyız.
Özgür düşünce ve düşündüklerini paylaşma ayrıcalığı herkesin mutluluğu olmalı.


Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU ŞEHRİ SEVMEK (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
MERHABA ÖZGÜRLÜK (18 Nisan 2017 - Salı)
Lamia (14 Ekim 2015 - Çarşamba)
MYDOST İSKELESİ ÇANAKKALE (10 Mart 2015 - Salı)
Lamia (19 Şubat 2015 - Perşembe)
Bahçeliye Çağrı (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
(14 Ağustos 2014 - Perşembe)
KIR ÇEŞMELERİ (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Çayırlar Spor (25 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Dostlar Meclisinde Musiki Ziyafeti (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Foto Mehmet (05 Aralık 2012 - Çarşamba)
Hadi Gidelim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu şehrin çocukları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ben bu şehri... (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Şiirler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün busesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Tümer'e saygı ve rahmet için (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Su Tadında Yaşamak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Hamza Çiftliği (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Külde Kumpir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kemal'e Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çiçekler Konuşur mu? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ayıp Ortada Kaldı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ergenekon (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Güle Güle Demiyorum Kaymakam Bey (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İş Yok, Kömür Yok Ve Burası Çan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Delisi De Yok , Velisi De ! (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eksiğimiz Ortak Akıl (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Lamia (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Devlet Bahçeli’ye İade-i Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Harman (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Dair Politik Analiz (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Emekliler Kulübü (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün Duyguları Yakaladığı Gece (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Teneke Çatıda Yağmur Sesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eski Ramazan Tatları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çocukluğumun Ramazanları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Suda Kendini Gören Geyik (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ufuksuzluk Sendromu (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Sevgiye Ulaşmak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Arada Bir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Mektup Yazdım Gül Yüzlü Yare (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yar Dilinden Hüzündür Gurbet (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bir Çan Romansı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yağmur Rahmettir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Buse (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Her Yerde Kar Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Fabrika Sireni (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Çocukları (2) (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bize Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Çok Açık Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Arzuhalim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Tebdil-i Mekan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Artık Kurudu Gelincikler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hane Kapısı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
TOHUM KADAR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
BOZKIRDA BÜYÜYEN AĞAÇ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DOSTLARLA PİKNİK YAPMAK (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İLK SÖZ VEYA İLK EMİR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KAYMAKAM BEYİ TEBRİK EDİYORUM (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ÇANSPOR'DA OLAĞANÜSTÜ KONGRE (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ELVEDA ESENLİK SOKAĞI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
MOTOR SU KAYNATTI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DERMAN YANIBAŞIMIZDA (04 Ekim 2012 - Perşembe)
SARIBAŞ’IN KAHVESİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
OSMAN (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KARŞIYAKAYA GEÇELİM… (04 Ekim 2012 - Perşembe)
PAŞA HAZRETLERİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Yazar Deneme Yazısı (04 Mayıs 2010 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7967
EURO
4.6385
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
-Uruguay Devlet Başkanı José Mujica, maaşının % 90´ını hayır kurumlarına bağışlıyor ve 1.250 $´la geçiniyor.

Bunları Biliyor Muydunuz? 2
Çorbanızı kısık ateşte pişirerek lezzetini artırabilirsiniz. Pişirme esnasında çorbanıza ekleyeceğiniz su mutlaka sıcak olsun. Çorbalarınızda tuzu fazla kaçırırsanız bir patatesin kabuklarını soyun ve dörde bölerek çorbanın içine atın. Patatesler yumuşa

Çorba Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları