Suda Kendini Gören Geyik
Tarih: 4.10.2012 00:00:00
Hamza Yıldız
Gerek maddenin gerek mananın sadece dış yüzeyine bakıyoruz.Dış yüzeyin şekil,renk ve desen cazibesiyle avunuyoruz.Oysa dış düzeyin ve görüntünün ardında bir özün olduğunu,o özün bütün vücuda can verdiğini,bütün doğanın uyumunu sağlayan,anlamını oluşturan esası teşkil ettiğini,vücudu şekillendirdiğini,göze ve diğer duyulara hitabeden oluşumların özün değişecek bize uzanan özellikleri olduğunu kavrayamıyoruz bir türlü.
Düşünce hayatımızda da,sosyal hayatımızda da bu kolaycılığı aşmamız gerekiyor.Düşünce hayatımızda,inançlarımızı yaşamada,insanlarla ve toplumla ilişkilerimizde hep ayrıntıları ön plana çıkarıp özü ihmal etmemiz hayatımızın temellerini alt üst ediyor.
İlk defa karşılaştığımız bir insanın kılık kıyafeti,görüntüsündeki ayrıntılar sempati ve antipatilerimizi harekete geçiriveriyor.Bir kadının veya erkeğin fiziki çekiciliği duygularımızı sarsıyor.Fikirlerin slogan mahsupluğunun albenisi ve kolaycılığı heyecanlarımızı kamçılıyor.İş hayatımızda üretme yerine kazanma mantığı bencilliğimizin temelini oluşturuyor.
Ve üreterek var olma yanlışına doğru inanılmaz bir koşu tutturmuş gidiyoruz.Kendimizi ve bizi var eden değerleri tükettiğimizin farkına varmadan,var olma,yaşama ve geleceğimizi şekillendirecek temelleri yok etmenin dayanılmaz hafifliğinin geçici zafer sarhoşluğunun sefasını sürüyoruz.
Acılar çoğaltmanın histerisine kapılmışız.
Kendimize,sevdiklerimize ve çevremize…Acılar içinde boğulma,başkalarının yüzlerindeki acı çizgilerinin çokluğunca huzur bulma yanlışımızda ısrar,tam bir toplumsal paranoyanın tanımını yapıyor,anlamıyoruz.
Çünkü hala ayrıntıların,şeklin görünen yüzeyinin kolay,zafer çığlıklarındayız.Ayrıntıları oluşturan bütünün,şekli oluşturan özün anlamını kavrayabilmiş değiliz.
Bu çok keskin gibi görünen düşünce rüzgarı nereden çıktı?La Fonten’in “Suda Kendini Gören Geyik”adlı fabl’ından…
Berrak bir su kaynağından
Su içiyordu geyik;
Su dallı boynuzunu gördü önce
Dedi:Tanrım ne güzellik
Sonra gözü aşağıya ilişince
Pek utandı kuru,sıska ayağından
“Ne uygunluk ayaklarım ve başım arasında”
Diye acı acı söylenirken
Pek yakında göründü bir sürü köpek ve bir avcı
Geyik hemen koşup daldı ormanda
Sevmediği ayakları kanat oldu ona…
Fakat pek çok beğendiği boynuzları
Takılarak sağa,sola ve yukarı
Her adımda verdi ona eziyet
Ve yakalandı nihayet
Çok kereler en faydasız şeylere biz
Güzel diye kapılır,zarar ederiz,
Ve bilakis en faydalı
Şeylere değersiz deriz.
(Çeviri.Orhan Veli)
Şeklin,rengin,suretin güzelliğinde avunurken,şekli oluşturan özün,esas gerçeğin farkına dahi varmamanın sürüklediği sonun.Fabl’daki son gibi olmamasını temenni ediyorum.İnsan olmanın ,insanca yaşamanın ve Yaradan’ın emaneti olan güzellikleri çoğaltarak paylaşmanın erdeminde buluşacak çabalarımız güzel ve anlamlı kılacak dünyayı ve bizleri…


Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU ŞEHRİ SEVMEK (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
MERHABA ÖZGÜRLÜK (18 Nisan 2017 - Salı)
Lamia (14 Ekim 2015 - Çarşamba)
MYDOST İSKELESİ ÇANAKKALE (10 Mart 2015 - Salı)
Lamia (19 Şubat 2015 - Perşembe)
Bahçeliye Çağrı (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
(14 Ağustos 2014 - Perşembe)
KIR ÇEŞMELERİ (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Çayırlar Spor (25 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Dostlar Meclisinde Musiki Ziyafeti (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Foto Mehmet (05 Aralık 2012 - Çarşamba)
Hadi Gidelim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu şehrin çocukları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ben bu şehri... (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Şiirler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün busesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Tümer'e saygı ve rahmet için (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Su Tadında Yaşamak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Hamza Çiftliği (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Külde Kumpir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kemal'e Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çiçekler Konuşur mu? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ayıp Ortada Kaldı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ergenekon (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Güle Güle Demiyorum Kaymakam Bey (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İş Yok, Kömür Yok Ve Burası Çan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Delisi De Yok , Velisi De ! (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eksiğimiz Ortak Akıl (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Lamia (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Devlet Bahçeli’ye İade-i Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Harman (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Dair Politik Analiz (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Emekliler Kulübü (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün Duyguları Yakaladığı Gece (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Teneke Çatıda Yağmur Sesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eski Ramazan Tatları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çocukluğumun Ramazanları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Özgür Düşünce Ayrıcalığı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ufuksuzluk Sendromu (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Sevgiye Ulaşmak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Arada Bir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Mektup Yazdım Gül Yüzlü Yare (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yar Dilinden Hüzündür Gurbet (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bir Çan Romansı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yağmur Rahmettir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Buse (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Her Yerde Kar Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Fabrika Sireni (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Çocukları (2) (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bize Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Çok Açık Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Arzuhalim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Tebdil-i Mekan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Artık Kurudu Gelincikler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hane Kapısı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
TOHUM KADAR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
BOZKIRDA BÜYÜYEN AĞAÇ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DOSTLARLA PİKNİK YAPMAK (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İLK SÖZ VEYA İLK EMİR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KAYMAKAM BEYİ TEBRİK EDİYORUM (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ÇANSPOR'DA OLAĞANÜSTÜ KONGRE (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ELVEDA ESENLİK SOKAĞI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
MOTOR SU KAYNATTI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DERMAN YANIBAŞIMIZDA (04 Ekim 2012 - Perşembe)
SARIBAŞ’IN KAHVESİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
OSMAN (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KARŞIYAKAYA GEÇELİM… (04 Ekim 2012 - Perşembe)
PAŞA HAZRETLERİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Yazar Deneme Yazısı (04 Mayıs 2010 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7967
EURO
4.6385
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Elektrikleriniz kesilirse hemen bir mum yakarsınız. Fakat, 1 mum yeterince odayı aydınlatmaz. Bu nedenle elektrik kesildiğinde yaktığınız mumu bir aynanın önüne koyun. Aynadan yansıyan aydınlık sizi çok şaşırtacaktır.

Elektrikleriniz kesilirse
Kurabiye hamurunun elinize yapışmasını istemiyorsanız ellerinizi soğuk suyla ıslatıp kuruladıktan sonra kurabiyeye şekil verin. Kurabiyelerin zamanla sertleşmemesi için yanlarına bir-iki dilim kabuklu elma koyarak saklayınız. Elmanın yayacağı nem sayesin

Kurabiye - Bisküvi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları