Ufuksuzluk Sendromu
Tarih: 4.10.2012 00:00:00
Hamza Yıldız
Günlük hayatın akışına kendimizi kaptırıp gidiyoruz. Küçük ayrıntıların, mutlulukların, acıların, umutların veya umutsuzlukların, heyecanların önemini elbette önemsiyorum ama ufuksuzluk derecesinde günlük hayatın kıskacına mahkum olma yanlışının da altını çizmek istiyorum. Ya kişilerin tavır, davranış veya söylemlerinin büyüsüne veya öfkesine kapılarak tepki veriyoruz ya da olayların getirdiği karmaşık tartışmaların içinde kendimize objektif olmayan hedefler seçerek sempati ve antipatilerimizi tatmin yolunu deniyoruz. Aklın yerini ölçüsüz öfke veya coşku seli alıyor.Fırtınaların ortasındaki savruluşlara kapılan yaprakların çaresizliğini oynuyoruz. Payımıza figüranlık düşüyor. İşin kötü yanı bize biçilen figüranlıkla bile mutlu oluyoruz.

Gazete sütunlarındaki iri puntolar, çarpıcı fotoğraflar, hazırlanmış, ısmarlama yorumlar…Televizyonların çoğalan, çoğaldıkça sıradanlaşan, aynileşen ekranlarından günün yirmi dört saati yapılan ses ve görüntü bombardımanları…Beyin esaretine boyun eğişe göre dağıtılan etiketler, makamlar, tüketim imkanları… Ehlileştirilmeye çalışılan, tepkisiz,ufuksuz; anlamayan, sorgulamayan, yorumlamayan, özgürlükleri iğdiş edilmeye çalışılan, toplumsal kuşatma mekanizması arasına sıkışmış, sıkıştırılmış kitleler… İçi boşaltılan, bulanıklaştırılan, anlamsızlaştırılan kavramlar… Sunulan, avunabileceğimiz küçük oyuncaklar; otomobiller, dev beton konutlar, kredi kartları, bilgisayarlar, cep telefonları, güneşsiz sera ürünlerinin binbir çeşidi, görüntünün dayanılmaz çekiciliğine sığdırılmış, ruhu boşaltılmış, şiiri çalınmış aşklar, ezberlenmiş beden çöllüğü… Sinema filmi hızınca değiştirilen günden takipsizliği…

Kişilerin ve olayların peşinden sürükleniyoruz. Düşünceler, idealler ve inançlar zorunlu izne tabi kılınmış. Kişiliğimizi kuşatan duvarlardan ufku göremiyoruz. Ufuk yok… İşin kötüsü yani bir ufuk arama gibi gayretimiz de yok. Beynimizin ve duygularımızın özgürlüğüne dair arayışımız da inançlarımızın acılarına sahip çıkma geleneğimiz de çürütülmüş. Sunulan yokluğun kabuklarını kemirmekle meşgulüz…

Ve bir ressam, tuvaline, gökyüzüne kaldırdığı bakışlarının yakaladığı rengi aktarıyor; siyah, sadece koyu bir siyah… Görünmeyen, ama hissedilen bir gök gürültüsü, yağmur serinliği, dudakları arasında gayri ihtiyari çıkıveren bir “offf”… Unuttuğu yürek sızının kıpırdanışları… Yuvarlandığı dipsiz boşlukta tutunacak bir el ihtiyacı… Fırçasında kurumaya yüz tutmuş siyahın tonları… Yerlerde sere serpe gazete sayfaları ve televizyon ekranında haberler… Perdeleri sıkı sıkıya kapatılmış odaya akşam uzaklığı…

Ufuk yok, uykunun karanlık düşlerine hoş geldiniz…


Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU ŞEHRİ SEVMEK (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
MERHABA ÖZGÜRLÜK (18 Nisan 2017 - Salı)
Lamia (14 Ekim 2015 - Çarşamba)
MYDOST İSKELESİ ÇANAKKALE (10 Mart 2015 - Salı)
Lamia (19 Şubat 2015 - Perşembe)
Bahçeliye Çağrı (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
(14 Ağustos 2014 - Perşembe)
KIR ÇEŞMELERİ (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Çayırlar Spor (25 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Dostlar Meclisinde Musiki Ziyafeti (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Foto Mehmet (05 Aralık 2012 - Çarşamba)
Hadi Gidelim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu şehrin çocukları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ben bu şehri... (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Şiirler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün busesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Tümer'e saygı ve rahmet için (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Su Tadında Yaşamak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Hamza Çiftliği (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Külde Kumpir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kemal'e Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çiçekler Konuşur mu? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ayıp Ortada Kaldı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ergenekon (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Güle Güle Demiyorum Kaymakam Bey (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İş Yok, Kömür Yok Ve Burası Çan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Delisi De Yok , Velisi De ! (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eksiğimiz Ortak Akıl (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Lamia (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Devlet Bahçeli’ye İade-i Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Harman (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Dair Politik Analiz (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Emekliler Kulübü (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün Duyguları Yakaladığı Gece (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Teneke Çatıda Yağmur Sesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eski Ramazan Tatları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çocukluğumun Ramazanları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Özgür Düşünce Ayrıcalığı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Suda Kendini Gören Geyik (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Sevgiye Ulaşmak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Arada Bir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Mektup Yazdım Gül Yüzlü Yare (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yar Dilinden Hüzündür Gurbet (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bir Çan Romansı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yağmur Rahmettir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Buse (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Her Yerde Kar Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Fabrika Sireni (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Çocukları (2) (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bize Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Çok Açık Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Arzuhalim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Tebdil-i Mekan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Artık Kurudu Gelincikler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hane Kapısı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
TOHUM KADAR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
BOZKIRDA BÜYÜYEN AĞAÇ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DOSTLARLA PİKNİK YAPMAK (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İLK SÖZ VEYA İLK EMİR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KAYMAKAM BEYİ TEBRİK EDİYORUM (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ÇANSPOR'DA OLAĞANÜSTÜ KONGRE (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ELVEDA ESENLİK SOKAĞI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
MOTOR SU KAYNATTI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DERMAN YANIBAŞIMIZDA (04 Ekim 2012 - Perşembe)
SARIBAŞ’IN KAHVESİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
OSMAN (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KARŞIYAKAYA GEÇELİM… (04 Ekim 2012 - Perşembe)
PAŞA HAZRETLERİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Yazar Deneme Yazısı (04 Mayıs 2010 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7967
EURO
4.6385
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Kanalizasyon kapağının kare altıgen vs. değil de,daire şeklinde olmasının sebebi daire şeklindeki kapağın yan dönse de içeri düşmemesidir.

Bunları Biliyor Muydunuz? 3
Taze deniz ürünlerini hava geçirmez ve kapaklı bir kap içinde buzdolabında saklayın. En fazla iki gün içinde tüketin. Dondurulmuş deniz ürünlerini alışveriş sonrasında orijinal ambalajında derin dondurucuya koyun.

Deniz Ürünleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları