Mektup Yazdım Gül Yüzlü Yare
Tarih: 4.10.2012 00:00:00
Hamza Yıldız
    “Delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu” demiş eskiler. Bugünleri değerlendirirsek söyledikleri az bile. Sosyal ve kültürel hayatımızı fırtınalı çelişkilere dönüştüren teknoloji seli, alışkanlıklarımızdan ve değerlerimizden önüne ne çıkarsa koparıp götürüyor. Geride bizlere kalansa şaşkınlıkla birlikte dayatılan yeni alışkanlık ve değerlere uyum zorluğunun stresi…
    Sonbaharın serin nefesi ve Eylül ‘un hüznü parklardan, sokaklardan, ağaçlardan aralıklarla kaldırımları ıslatıp gecen yağmurlardan içimize yerleşiyor. İçimizdeki sonbahar geride bıraktığımız güzelliklerin eksikliğinde melankoliyi öne çıkartıyor bir eski mektup gibi…
    Postacının posta kutusuna veya kapı altından evimize bıraktığı elektrik, su, telefon faturaları, banka hesap bildirim zarflarının arasından artık bir mektup çıkınca şaşırıyoruz. Mekanikleşen sevgilerin umursanmayan dostlukların arayan, soran ve cevap bekleyen bir mektupla sarsılmasının ötesinde yeni bir yürek kıpırtısıyla insanileşmesini de umamıyoruz.
    Postacılarda eskisi gibi sokağın başında beklenmiyor artık. Postacıyı gören ilkokul öğrencilerinin “Bak postacı geliyor, Selam veriyor herkes ona bakıyor merak ediyor” diye başlayan şarkıları da duyulmuyor. Hatta yeni bir fatura gelecek diye korkuluyor bile postacıdan. Postacılarda artık çantalarındaki zarflarla merak, sevgi ve saygı taşımadıklarının farkında olsalar gerek eskisi gibi güler yüzlü değiller.
     Oysa çok değil, daha yirmi yıl önce kapı önlerinde merakla beklenirdi postacı.Oğlu askerde olan anne, nişanlısını özleyen genç kız ve ailesinden gizli gizli sevda büyüten gençler mektup baskasının elıne gecmesın dıye nobetını tutardı postacının.Tabi cocuklar da. Müjde harçlıgını kapabilmek için.Mektup gelmemişse cocuk boynunu buker sorardı:
     - Bize mektup yok mu?
 Postacının cevabı tek kelimelik olurdu çoğu zaman.
     -Gelecek…
Veya;
     -Bir dahaki sefere…
Umut postacının dudağından ve çantasından hiç eksik olmazdı.

      Sahi nerde kaldı en saf, en temiz duygularımızın sevdiklerimize ulaşmasını sağlayan bık beyaz kağıttan ibaret mektuplarımız?İnsanlıgımızın en mahrem hıslerını yazarak paylastıgımız dostlara,
Sevgılere uzanan elımız.
        “Mektup yazdım gül yüzlü yâre
         Cevabını turnalardan göndermiş
         Kokusunu rüzgâra
         Dudağını gelinciğe,
         Gözlerini menekşeye
         Ismarlamış göndermiş. 
                        Mektup yazdım gül yüzlü yare
                        Efkârımı
                        Hasretimi koydum içime
                        Cevabını turnalardan göndermiş.”
   Uca yakılan, içine kurumuş çiçek, son çektirilmiş fotoğraf konulan, duyguları açığa vuran, renkli kağıtlılarla yazılan mektuplar kalmadı artık.
   Mektubum canına ot tıkayan telefon belası ve kolaya kaçma zaafımız diyorum ben. Telgrafta sessiz sedasız çekiliyor hayatımızdan ve telgrafın tellerine kuşlar konmuyor artık.
   Farkında mısınız, gelişme adına ne çok insani yönümüzü öne çıkaran değerleri tarihin çöplüğüne bırakıyoruz.


Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU ŞEHRİ SEVMEK (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
MERHABA ÖZGÜRLÜK (18 Nisan 2017 - Salı)
Lamia (14 Ekim 2015 - Çarşamba)
MYDOST İSKELESİ ÇANAKKALE (10 Mart 2015 - Salı)
Lamia (19 Şubat 2015 - Perşembe)
Bahçeliye Çağrı (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
(14 Ağustos 2014 - Perşembe)
KIR ÇEŞMELERİ (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Çayırlar Spor (25 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Dostlar Meclisinde Musiki Ziyafeti (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Foto Mehmet (05 Aralık 2012 - Çarşamba)
Hadi Gidelim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu şehrin çocukları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ben bu şehri... (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Şiirler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün busesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Tümer'e saygı ve rahmet için (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Su Tadında Yaşamak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Hamza Çiftliği (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Külde Kumpir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kemal'e Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çiçekler Konuşur mu? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ayıp Ortada Kaldı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ergenekon (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Güle Güle Demiyorum Kaymakam Bey (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İş Yok, Kömür Yok Ve Burası Çan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Delisi De Yok , Velisi De ! (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eksiğimiz Ortak Akıl (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Lamia (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Devlet Bahçeli’ye İade-i Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Harman (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Dair Politik Analiz (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Emekliler Kulübü (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün Duyguları Yakaladığı Gece (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Teneke Çatıda Yağmur Sesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eski Ramazan Tatları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çocukluğumun Ramazanları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Özgür Düşünce Ayrıcalığı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Suda Kendini Gören Geyik (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ufuksuzluk Sendromu (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Sevgiye Ulaşmak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Arada Bir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yar Dilinden Hüzündür Gurbet (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bir Çan Romansı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yağmur Rahmettir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Buse (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Her Yerde Kar Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Fabrika Sireni (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Çocukları (2) (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bize Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Çok Açık Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Arzuhalim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Tebdil-i Mekan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Artık Kurudu Gelincikler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hane Kapısı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
TOHUM KADAR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
BOZKIRDA BÜYÜYEN AĞAÇ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DOSTLARLA PİKNİK YAPMAK (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İLK SÖZ VEYA İLK EMİR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KAYMAKAM BEYİ TEBRİK EDİYORUM (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ÇANSPOR'DA OLAĞANÜSTÜ KONGRE (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ELVEDA ESENLİK SOKAĞI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
MOTOR SU KAYNATTI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DERMAN YANIBAŞIMIZDA (04 Ekim 2012 - Perşembe)
SARIBAŞ’IN KAHVESİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
OSMAN (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KARŞIYAKAYA GEÇELİM… (04 Ekim 2012 - Perşembe)
PAŞA HAZRETLERİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Yazar Deneme Yazısı (04 Mayıs 2010 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7967
EURO
4.6385
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
-Konya, yüz ölçümü olarak Hollanda´dan büyüktür.

Bunları Biliyor Muydunuz? 5
Taze deniz ürünlerini hava geçirmez ve kapaklı bir kap içinde buzdolabında saklayın. En fazla iki gün içinde tüketin. Dondurulmuş deniz ürünlerini alışveriş sonrasında orijinal ambalajında derin dondurucuya koyun.

Deniz Ürünleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları