Yar Dilinden Hüzündür Gurbet
Tarih: 4.10.2012 00:00:00
Hamza Yıldız
Gurbet ve sılanın Türk Halk Şiiri’nde önemli bir yeri vardır. Yüzyıllar boyunca açlığın, fakirliğin, yoksulluğun, savaşların, ideallerin ve sevdaların açtığı yollara adım attı insanlar. Güvenli, yaşanır, geleceğin temellerini atacak topraklar, şehirler, kasabalar, köyler aradılar. Alışılmışlıktan alışılmamışlığa, güvenden güvensizliğe, benimsenmiş kültürden başka, değişik kültürlere yürüdüler. Toprağından sökülüp atılan bir fidan gibi yeniden kök salacak topraklar aradılar. Bulanlar yeşerd, kök saldı, meyveye durdu, çoğaldı. Bulamayanlar ezildi, kurudu, yok oldu. Ama ilk topraklar derin bir hasret olarak yüreklerde türkü türkü, şiir şiir seslendirildi.
Gurbet derin bir acıdır insanlığın hayatında. Anaya, babaya, dosta ve yare duyulan çaresiz bir özlemdir. Her yanlızlıkta içi burkan, kanatan derin bir yaraya dönüşmüştür. Çokça hüzün kokar. Gecelerinde yanlızlık solunur. Çaresiz yeşerir.
Yar ellerinde işlenen bir mendil, yar hediyesi ayna ve tarak, soluk, siyah-beyaz bir fotoğraf, bir tesbih duygularda yedi kat kutsanır. Ya mektuplar, mektuplar... bir cümlesi insanı dirilten, bir cümlesi insanı bitiren, hep yolu beklenen mektuplar... yarin sılanın kokusunu kurumuş gül yapraklarıyla gönüllere taşıyan ve ömür boyu saklanan mektuplar...

   Faruk Nafiz Çamlıbel, Han Duvarları şiirinde;
   “On yıl var ayrıyım Kınadağı’ndan
   Baba ocağından, yar kucağından
   Bir çiçek dermeden sevgi bağından
   Huduttan hududa atılmışım ben” diyerek gurbetteki hasretin duygu  yüklü acılarında Kınadağı’nı, baba ocağını, yar kucağını öne çıkarırken bir anlamda gurbet yetimliğinin altını çiziyor.
İçinde yaşadığımız toprağımızın, memleketimizin değerlerini ancak onlardan uzaklaşınca kavrayabiliyoruz. Ana-baba kıymeti, yar sıcaklığı, dost muhabbeti memleketten uzaklaşınca, gurbetin yanlızlığıyla baş başa kalınca vazgeçilmezlik mertebesince kıymetleniyor.

   “Kokuyor burnuma Sivrialan Köyü
   Serindir dağları, soğutur suyu
   Yar mendil göndermiş yadigar deyi
   Gözünün yaşını sil deyi yazmış”
   Aşık Veysel “Mektup Aldım Güzlü Yardan” adlı şiirinde yarin gözyaşlarını  silmesi için gönderdiği muhakkak sevgilinin de üzerine gözyaşlarının döküldüğü mendili alınca köyünü, mor menekşeye kesmiş dağlarını, soğuk sularını yani memleketinin daha önce pek ayrımına varamadığı güzelliklerini gurbetin hasretlerle çevirdiği yüreğinin derinliklerinde hissediyor.

   “Uçun kuşlar uçun! Doğduğum yere
   Şimdi dağlarında mor sümbül vardır
   Ormanlar koynunda bir derin dere
   Dikenler içinde sarı gül vardır.
      Uçun kuşlar uçun! Burada vefa yok!
      Öyle akar sular, öyle hava yok!
      Feryadıma karşı aks-i sada yok!
      Bu yandın yerine soğuk kül vardır.”

Rıza Tevfik Bölükbaşı “Uçun Kuşlar” adlı şiirinde gurbetin vefasızlığını öne çıkarıyor. Acıların feryatlarına duyarsızlığın gurbetin özelliği olduğunu belirtirken, dikenler içinde sarı gül benzetmesiyle sıla özlemini, sılanın güzelliğini, yandın yerine soğuk gül tanımlamasıyla da gurbetin yok edici güzelliğini, yandın yerinde soğuk gül tanımlamasıyla da gurbetin yok edici güzelliğini şiirle karşılaştırıyor.
Gurbet insanın alınyazısı olduğu gibi, yüreğinde hissettiği keskin bir acıdır. Bu acının izleri de bir hayli derindir. Özellikle doğu toplumlarında kendini gösteren acıyla pişme, olgunlaşma ve kendini aşma duygusu gurbet temesının bol yaşanması ve edebiyatta bol işlenmesi sonucunu doğurmuştur. Doğu toplumlarında acıyı kendi içinde yaşama ve dışarı hissettirmeme erdemi bir gelenek haline gelmişken, batı toplumlarında ise acıyı kendi dışında herkese yaşatma refleksinin bencilliği hakimdir.
Hala bir çok yöremizde askerliğini yapmamış, gurbet toprağı çiğnememiş gençleri evlendirmezler, erkek kabul etmezler. Sebebi de gurbette acılar ve hasretler içinde ana, baba, yar, dost ve memleket kıymetini öğrenmesi, kişiliğini geliştirerek kendi ayakları üzerinde durabilmesini öğrenmesidir.
Gurbet; yaşanan acı ama anlamlı bir şiirdir, Bekir Sıtkı Erdoğan’ın Binbirinci Gecesi gibi.
   “Bende bir resmi var, yarısı yırtık,
   On yıldırevimin kapısı örtük!
   Garip, bir de sarhoş oldu mu artık
   Bütün sırlarını der yavaş yavaş.”
Bugün yollar yakınlaşsa da, iletişimin hızı ve etkinliği maddi anlamda gurbeti ortadan kaldırsa da hepimizin içinde gizli gizli yaşadığımız esrarlı bir gurbet vardır.


Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU ŞEHRİ SEVMEK (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
MERHABA ÖZGÜRLÜK (18 Nisan 2017 - Salı)
Lamia (14 Ekim 2015 - Çarşamba)
MYDOST İSKELESİ ÇANAKKALE (10 Mart 2015 - Salı)
Lamia (19 Şubat 2015 - Perşembe)
Bahçeliye Çağrı (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
(14 Ağustos 2014 - Perşembe)
KIR ÇEŞMELERİ (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Çayırlar Spor (25 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Dostlar Meclisinde Musiki Ziyafeti (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Foto Mehmet (05 Aralık 2012 - Çarşamba)
Hadi Gidelim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu şehrin çocukları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ben bu şehri... (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Şiirler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün busesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Tümer'e saygı ve rahmet için (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Su Tadında Yaşamak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Hamza Çiftliği (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Külde Kumpir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kemal'e Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çiçekler Konuşur mu? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ayıp Ortada Kaldı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ergenekon (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Güle Güle Demiyorum Kaymakam Bey (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İş Yok, Kömür Yok Ve Burası Çan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Delisi De Yok , Velisi De ! (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eksiğimiz Ortak Akıl (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Lamia (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Devlet Bahçeli’ye İade-i Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Harman (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Dair Politik Analiz (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Emekliler Kulübü (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün Duyguları Yakaladığı Gece (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Teneke Çatıda Yağmur Sesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eski Ramazan Tatları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çocukluğumun Ramazanları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Özgür Düşünce Ayrıcalığı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Suda Kendini Gören Geyik (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ufuksuzluk Sendromu (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Sevgiye Ulaşmak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Arada Bir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Mektup Yazdım Gül Yüzlü Yare (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bir Çan Romansı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yağmur Rahmettir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Buse (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Her Yerde Kar Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Fabrika Sireni (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Çocukları (2) (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bize Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Çok Açık Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Arzuhalim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Tebdil-i Mekan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Artık Kurudu Gelincikler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hane Kapısı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
TOHUM KADAR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
BOZKIRDA BÜYÜYEN AĞAÇ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DOSTLARLA PİKNİK YAPMAK (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İLK SÖZ VEYA İLK EMİR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KAYMAKAM BEYİ TEBRİK EDİYORUM (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ÇANSPOR'DA OLAĞANÜSTÜ KONGRE (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ELVEDA ESENLİK SOKAĞI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
MOTOR SU KAYNATTI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DERMAN YANIBAŞIMIZDA (04 Ekim 2012 - Perşembe)
SARIBAŞ’IN KAHVESİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
OSMAN (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KARŞIYAKAYA GEÇELİM… (04 Ekim 2012 - Perşembe)
PAŞA HAZRETLERİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Yazar Deneme Yazısı (04 Mayıs 2010 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7967
EURO
4.6385
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
-Mide asidiniz bir jileti eritebilecek güctedir.

Bilgi
Taze deniz ürünlerini hava geçirmez ve kapaklı bir kap içinde buzdolabında saklayın. En fazla iki gün içinde tüketin. Dondurulmuş deniz ürünlerini alışveriş sonrasında orijinal ambalajında derin dondurucuya koyun.

Deniz Ürünleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları