Buse
Tarih: 4.10.2012 00:00:00
Hamza Yıldız
   …
   “Bütün yokuşların umutsuzluğu çıktığı
   Bir gün gelir de
   Sen yorgunluğuna ve yenilmişliğine aldırmadan
   Alnın domuz domur ter
   Yüzünde derin çizgiler
   Kırık çizgiler
   İnadına sevgi kıpırtıları yüreğinde
   Yoluma düşersen…
   …
   Yalnızlığın ortasında üşüyen yüreğimi hayalinle ısıtıyorum. Kar düşlerimin ortasına sokuluyorsun usulca… Aşk çilesinin doyumsuz tadını duyumsuyorum beynimin ve tenimin her noktasında…
   Sevgi: hayatın kendisi, anlamı, gerçek tanımı… İnsan olmanın ve insan kalmanın tek hedefi olan sevgi: hayatımızın bütün anlarına güzellik bırakıyor; Çoğu zaman kaybedince farkına varabildiğimiz… İnsani yönlerimizi öne çıkarıyor. Öyleyse sevgiden neden utanıyoruz gönül şarkım?
   Baş döndürücü değişimlerin tanığıyız çağımızın. Kavramların içeriği boşaltılmış. Beyinler çelişkilerle kilitlenmiş, kirletilmiş. Sıradanlaşıyor, sürüleştiriliyor ve kopyalaştırılıyor insan.
   Zoru başarma, uzak, anlamlı ve insani hedeflere yürüme yerine bizim için hazırlanan, dayatılan fikir kalıplarının, bizim için düzenlenen sanal hayatı onaylama tuzağına düşüyoruz. Alnımızdaki ter, yüreğimizdeki insanilik, beynimizdeki özgürlükler istila ediyor, farkında değiliz. Başkalarının hikayelerini taklit etmeye çalışıyoruz. Oysa biz kendi hikayemizi yaratma azmini ve yaşama tadını öğrenmiştik. Sahi, merak ediyorum tohum sabrını ve bahar inancını nerelerde bıraktık? Nerede uzayan karanlıklara, yalnızlıklara, acılara, çilelere karşın çoğalttığımız ve paylaştığımız şiirler? Şuan biz neredeyiz?
   Dayatılan bütün olumsuzluklara rağmen tepkisiz, sessiz, ilgisiz ve sürprizlere kapalı bir hayattan geriye bize ne kalacak? Hayalleri dahi tüketilmiş ve geriye dönüşleri kapatılmış pişmanlıklar mı?
   Sadece maddenin ve yaşanılan anın cazibesine kapılan insanın köleliğe razı tavrını insan olmamızdaki amaca ve sevgiye olan inancımıza yakıştırabiliyor muyuz?
   Uzaklığınca büyüyen özlemlerine eklediğim kar düşlerinin ortasındayım. Seni düşününce yüreğim bahar, beynim insan, tenim taze tomurcuk. Hayatın anlamıyla el sıkışıyorum. Huzur iklimlerinde soluklanıyorum.
   Toprağın altındaki tohum sabrının sırrını çözüyorum.
   Gerisi bahara armağan bir şiir…

Bütün yokuşların umutsuzluğa çıktığı
Bir gün gelir de
Sen yorgunluğuna ve yenilmişliğine aldırmadan
Alnında domur domur ter
Yüzünde derin çizgiler
Kırık çizgiler
İnadına sevgi kıpırdanışları yüreğinde
Yoluna düşersen…
Bütün yokuşların acıya ve çileye çıktığı
Bir gün gelir de
Yokluğuna ve yenilmişliğine aldırmadan
Sen yine de yoluma düşersen
Yaşanmamış bahardan
Ilık bir buse konduracağım dudaklarına
Topraktaki tohum ısınacak…


Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU ŞEHRİ SEVMEK (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
MERHABA ÖZGÜRLÜK (18 Nisan 2017 - Salı)
Lamia (14 Ekim 2015 - Çarşamba)
MYDOST İSKELESİ ÇANAKKALE (10 Mart 2015 - Salı)
Lamia (19 Şubat 2015 - Perşembe)
Bahçeliye Çağrı (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
(14 Ağustos 2014 - Perşembe)
KIR ÇEŞMELERİ (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Çayırlar Spor (25 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Dostlar Meclisinde Musiki Ziyafeti (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Foto Mehmet (05 Aralık 2012 - Çarşamba)
Hadi Gidelim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu şehrin çocukları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ben bu şehri... (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Şiirler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün busesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Tümer'e saygı ve rahmet için (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Su Tadında Yaşamak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Hamza Çiftliği (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Külde Kumpir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kemal'e Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çiçekler Konuşur mu? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ayıp Ortada Kaldı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ergenekon (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Güle Güle Demiyorum Kaymakam Bey (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İş Yok, Kömür Yok Ve Burası Çan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Delisi De Yok , Velisi De ! (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eksiğimiz Ortak Akıl (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Lamia (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Devlet Bahçeli’ye İade-i Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Harman (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Dair Politik Analiz (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Emekliler Kulübü (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün Duyguları Yakaladığı Gece (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Teneke Çatıda Yağmur Sesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eski Ramazan Tatları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çocukluğumun Ramazanları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Özgür Düşünce Ayrıcalığı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Suda Kendini Gören Geyik (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ufuksuzluk Sendromu (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Sevgiye Ulaşmak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Arada Bir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Mektup Yazdım Gül Yüzlü Yare (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yar Dilinden Hüzündür Gurbet (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bir Çan Romansı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yağmur Rahmettir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Her Yerde Kar Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Fabrika Sireni (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Çocukları (2) (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bize Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Çok Açık Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Arzuhalim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Tebdil-i Mekan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Artık Kurudu Gelincikler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hane Kapısı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
TOHUM KADAR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
BOZKIRDA BÜYÜYEN AĞAÇ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DOSTLARLA PİKNİK YAPMAK (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İLK SÖZ VEYA İLK EMİR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KAYMAKAM BEYİ TEBRİK EDİYORUM (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ÇANSPOR'DA OLAĞANÜSTÜ KONGRE (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ELVEDA ESENLİK SOKAĞI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
MOTOR SU KAYNATTI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DERMAN YANIBAŞIMIZDA (04 Ekim 2012 - Perşembe)
SARIBAŞ’IN KAHVESİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
OSMAN (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KARŞIYAKAYA GEÇELİM… (04 Ekim 2012 - Perşembe)
PAŞA HAZRETLERİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Yazar Deneme Yazısı (04 Mayıs 2010 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7967
EURO
4.6385
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Elektrikleriniz kesilirse hemen bir mum yakarsınız. Fakat, 1 mum yeterince odayı aydınlatmaz. Bu nedenle elektrik kesildiğinde yaktığınız mumu bir aynanın önüne koyun. Aynadan yansıyan aydınlık sizi çok şaşırtacaktır.

Elektrikleriniz kesilirse
Kek hamurunun piştikten sonra kalıptan rahat çıkması için 10 dakika bekletin. Fırına sürdüğünüz kek kalıbının yanmasını önlemek için kalıbın altına biraz tuz koyabilirsiniz.

Hamur İşi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları