Bahar İnancını Katıklayan Badem Çiçekleri
Tarih: 4.10.2012 00:00:00
Hamza Yıldız

“Upuzun bir karanlığa
Nefesimizle çizdik baharı
Tenimizde
Çiçek hazları”

Geceler yalnızlığı emziriyor. Geceler, yalnızlıkla uzadıkça dayanılmaz hale geliyor. Can sıkıntılarının, bunalımların, can sıkıntılarının, bunalımların, hafakanların ayrıntılarına gizlenmiş ve henüz tomurcuklanmamış taze umutların, şüpheleri ayıklanmış inançların hamuru oluyor, geceyi kuşatan yalnızlık. Hamuru yoğurarak, yalnızlığın ortasında çıkış yolları, doğru pusula istikametleri arayan, yeni bir sevdayı, canı arayan yüreğimizle el sıkışmamız, dost olmamız gerekiyor. Yüreğimize yeni, dost yürekler katabilmeliyiz.

Dostluk: anlayış, kabulleniş, sevgi ve saygıya dayalı paylaşımlarla buluştuğunda mana kazanıyor. Hayata anlam ve tat katıyor.
Yalnızlık, sevgiyle çözülüyor. Tazelenmiş inançlarımızın ortasında huzurun ayıkladığı saplantıları, çelişkileri, açmazları sevgiyle aşıyor ve her baharda doğanın kendini yenilemesi gibi biz de ruhumuzu yeniliyoruz.

“Sabah yakın olmalı
Daha çok sevgi kapısı var gidebileceğimiz
Kendi hapishanemizin dışında
Koca bir hayat
Yeni bir türkü…”

Lodos gecenin kuytularını yokluyor. Sokak lambalarının ışığından bana el sallayan, dayanılmaz, uzun kış karanlıklarının ve yalnızlıklarının sonunu müjdeleyen badem dallarındaki çiçekler yine erken açtı bu yıl. Hareketlenen bulutların, yıldızları birer birer silindiği gecenin sabahına ilişkin endişem artıyor. İlk düşen yağmur damlalarının parlatıldığı kaldırım taşlarının albenisiyle de avunamıyorum. Acı bir hüzün, şiirin dokusuna siniyor.
Yine beyaz bir kefene sarılacak badem çiçekleri…
Tükenmeye yüz tutan umutlarımızı, bahar inancıyla katıklayarak “elveda” diyecek hayata…
Sonrası yaralı, eksik ama yeni bir bahar…

    GEÇ GELEN BAHARLAR
Bu memlekette baharlar hep geç gelir
Dağlarda karın dondurucu beyazlığı
Rüzgar hala ağıdın senfonisidir.
Çiçekler ki;
Koklanmadan
Boğulur gider bir sabah
Yüreğimizde cam gibi kırağı
Ellerimizde adını koyamadığımız bir boşluk
Sıcak odalarında tutsaklığın
Ellerin mi üşümüş?
Gözün pencerelerde belli belirsiz
Suskun pazarları sokakların
Alıp götürmüyor seni hiçbir yere
Boğulmuş bir umudun can sıkıntısı…
Bu memlekette baharlar hep geç gelir
Adı değişen binlerce çiçek ölümlerine
Işıksız saksılara alışıldığından belki
Belki düşlerin adı konulmadığından
Geriye dönüşlerin/ihanetlerin
Kolaylığından
Çiçeklerin boynu erken bükülür.
Bu memlekette baharlar hep geç gelir
Direnmek ve beklemek
Bizim işimiz badem çiçeğim!
Ölümlere rağmen…


Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU ŞEHRİ SEVMEK (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
MERHABA ÖZGÜRLÜK (18 Nisan 2017 - Salı)
Lamia (14 Ekim 2015 - Çarşamba)
MYDOST İSKELESİ ÇANAKKALE (10 Mart 2015 - Salı)
Lamia (19 Şubat 2015 - Perşembe)
Bahçeliye Çağrı (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
(14 Ağustos 2014 - Perşembe)
KIR ÇEŞMELERİ (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Çayırlar Spor (25 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Dostlar Meclisinde Musiki Ziyafeti (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Foto Mehmet (05 Aralık 2012 - Çarşamba)
Hadi Gidelim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu şehrin çocukları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ben bu şehri... (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Şiirler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün busesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Tümer'e saygı ve rahmet için (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Su Tadında Yaşamak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Hamza Çiftliği (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Külde Kumpir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kemal'e Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çiçekler Konuşur mu? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ayıp Ortada Kaldı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ergenekon (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Güle Güle Demiyorum Kaymakam Bey (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İş Yok, Kömür Yok Ve Burası Çan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Delisi De Yok , Velisi De ! (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eksiğimiz Ortak Akıl (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Lamia (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Devlet Bahçeli’ye İade-i Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Harman (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Dair Politik Analiz (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Emekliler Kulübü (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün Duyguları Yakaladığı Gece (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Teneke Çatıda Yağmur Sesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eski Ramazan Tatları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çocukluğumun Ramazanları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Özgür Düşünce Ayrıcalığı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Suda Kendini Gören Geyik (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ufuksuzluk Sendromu (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Sevgiye Ulaşmak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Arada Bir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Mektup Yazdım Gül Yüzlü Yare (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yar Dilinden Hüzündür Gurbet (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bir Çan Romansı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yağmur Rahmettir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Buse (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Her Yerde Kar Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Fabrika Sireni (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Çocukları (2) (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bize Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Çok Açık Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Arzuhalim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Tebdil-i Mekan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Artık Kurudu Gelincikler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hane Kapısı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
TOHUM KADAR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
BOZKIRDA BÜYÜYEN AĞAÇ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DOSTLARLA PİKNİK YAPMAK (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İLK SÖZ VEYA İLK EMİR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KAYMAKAM BEYİ TEBRİK EDİYORUM (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ÇANSPOR'DA OLAĞANÜSTÜ KONGRE (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ELVEDA ESENLİK SOKAĞI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
MOTOR SU KAYNATTI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DERMAN YANIBAŞIMIZDA (04 Ekim 2012 - Perşembe)
SARIBAŞ’IN KAHVESİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
OSMAN (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KARŞIYAKAYA GEÇELİM… (04 Ekim 2012 - Perşembe)
PAŞA HAZRETLERİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Yazar Deneme Yazısı (04 Mayıs 2010 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7967
EURO
4.6385
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
-Mide asidiniz bir jileti eritebilecek güctedir.

Bilgi
Kek hamurunun piştikten sonra kalıptan rahat çıkması için 10 dakika bekletin. Fırına sürdüğünüz kek kalıbının yanmasını önlemek için kalıbın altına biraz tuz koyabilirsiniz.

Hamur İşi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları