BOZKIRDA BÜYÜYEN AĞAÇ
Tarih: 4.10.2012 00:00:00
Hamza Yıldız
Bu yazı, kökünün Karamanoğlu Mehmet Bey'den geldiğini hatırlayanlara,
Duası ve hoş görüsü Hz.Mevlana'dan gelenlere ,
Hayata bakış açısını Hoca Nasrettin'den alanlara ithaf olsun...
Ve üstelik,
Gerçeği; geçmişten bu güne ve dahi geleceğe taşımanın ötesinde...
Bozkırda agaç olabilme erdeminin son temsilcilerine selam arzusuyla...
Hayır ve dua niyetine kaleme alınmıştır.
Bir garip kulun şükür ve minnetinin basit bir ifadesi olarak da kalacaktır. '
İnsan; hayatı özlemlerinde yaşar.
Gurbetin acımasız var olma mücadelesinin kıran kırana savaşında ve bu savaşın yalnızlığında öğrenir gerçeği....
Yada var ettiği değerlerin peşinde koşarken verdiği emeğin terl, yorgunluğunda olgunlaşır, demlenir, tatlanır...
Ama insan gönül üzerine hep  muhacirdir...
Sıcak alışkanlıklardan, rahat ve güvenceden ayrılıp yola çıkmna tedirginliği ve heyecanı...
Yaşama umudunu da  beraberinde getirir.... Küllenen ateşin harlamasıdır yeniden başlamak... Bismillah diyebilmenin inancı...
Hep tedirgin, mahcup soyunmuşumdur büyük sevdalara ve savaşlara...
Yetmişli yılların ortasında düştüm yollara... En iyi bildiğim yola çıkmaktır aslında.
Her gidişin dönüşünde şunu farkettim, lakin yirmibeş yıl gecikmeyle...
Olsun...
Artık hakikatin zaman ve mekan dışında olduğunu biliyorum...

Egenin, Karadenizin, doğu ve güney doğunun toprağı ve insanıyla beraber olma mecburiyetinin, mahkumiyetinin güzelliği ile, o yaşanmadan bilinemez tatlarıyla hemhal oldum...

Öğretmenin ötesinde farklılığın inanılmaz hazzını öğrendim...

Sözün kısası, mağaramdan çıkıp yine yollara düşüyorum. Bu defa kızımı, güzelimi ziyarete gidiyorum. Biliyorum... Tek gerçek ne kızım ne de benim... Herkesin kendine göre bir gerçeği var.
Mekanlar ve şehirler...
Sokaklar ve binalar...
Tarlalar ve dağlar...
Şaşırtmayacak beni biliyorum...
Bir tek, yalnızca insanlar şaşırtıyor beni...

Ve ben ne bir şehrin büyüsüne, ne sosyolojik gerçeklerin istatistiki bilgilerine, ne modernizmin ölçütlerine göre değil, genlerimde taşıdığım o ayrıcalığa, bozkıra, bozkırın ortasında benim misyonumu taşıyan kızıma vesile olduğu dostlarıma gidiyorum...

Rahmetli hocam, Erol Güngör'ün Türk Edebiyatı Dergisinin sohbet salonunda dinlediğim düşlerine gidiyorum...
Anadolu ve bozkır gerçeğine...

Konyaya gidiyorum. Türk'ün ve Türkçenin sultanı Karaman Oğlu Mehmet Bey'in diyarına. İnancı ve muhabbeti aşkla yoğuran HZ.Mevlana'ya...
Hoca Nasrettinin bizlere miras bıraktığı hayata gülümseyerek bakma tadına...
Yollar duble...
Geliş ayrı, gidiş ayrı...
Yollar iyi olunca hayatta hızlanıyor. Acelesi olanlar gelip geçiyor.
Bense gönül gözüyle okşarcasına geçiyorum Bursayı, Kütahyayı, Afyonu...
Şehitlikleri,Kurtuluş Savaşının abidelerinin o manevi hazzı ruhumu okşuyor. Gazi Paşaya, silah arkadaşlarına, şehitlere dua niyetine bir selam gönderiyorum...
'Deliliğim sevdamdan, bilgeliğim sabırdan, ruhum bozkırdandır '  demişya şair... Sultan dağının eteklerine yaslanmış bi köşe olan Akşehirde uzun bir mola veriyorum. Hoca Nasrettinin toprağında nefesleniyorum...
Mubarek, bilge, muzip ama hayatın gerçeklerine gülümseyerek bakma dersi aldığım ve herkesin ders alması gerektiğine inandığım o inanç abidesinin yaşadığı toprakların üzerinde ayaklarım. Çayın sıcaklığına inat içim titriyor... Akşehir Gölü, meyve bahçeleri, yaşanan ve tükenen binlerce hayat... Hala ruhumuzu okşamaya devam eden Hoca Nasrettin...
Ölümsüzlük, unutulmamaktır...
Duada adı zikrolunan her fani; Hayatın maddi, ruhun manevi gerçeğinin bir ifadesidir... Şükür sadece yaradana ve yaradanın bizlere bahşettiği nimetleredir.
Bozkırın kalbine ve ruhuna doğru otobilim hız aldıkça tek tük agaç yoksulluğu bile içimi ısıtıyor. Bozkırda var olmanın ve var etmenin güçlüğüne rağmen bozkırla koyun koyuna yaşama iradesine saygı duyarak yol alıyorum...
Kızıma gidiyorum...
Yollar amaca ulaşmada kısaldıkça heycanım artıyor. Balkanlara gidip gelen geçmişim bozkırda, atayurdunda beni bekliyor.
Bozkırda fidan olmanın, yeşermenin, meyveye durmanın, çilesine çok tanık oldum.
Karaman Oğlu Mehmet Bey'in iradesiyle kullandığım ve onun kulağına fısıldadığım, her ninni, her masal, her kelime onun direnci ve hayat felfesi olmuştur, olmyada devam edicektir, eminim...
Vatan; toprak ve insandır...
İnaç ve irade...
Mücadele ve sabır...
Yaşamak ve yaşatmanın ötesinde...
Yüreğimizi kabartan....
Bir türküdür vatan...
 Konya' ya 20 KM kaldı. 7 saattir yoldayım. Direksiyon sallıyorum yoruldum... Beni direksiyon başında tutan bozkırda hayata sımsıkı sarılan kızıma sarılma mutluluğu...
Sevgi; Yorgunluğa inat umuda sarılma değil mi zaten ?
İçimde hiç olmadığı kadar umut, hiç olmadığı kadar sabır ve yıllardır biriktirdiğim, ve paylaştığım o sevgi kıpırtıları var.
Özlemle kavuşmanın sınırında, bozkırın ortasındayım...


Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU ŞEHRİ SEVMEK (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
MERHABA ÖZGÜRLÜK (18 Nisan 2017 - Salı)
Lamia (14 Ekim 2015 - Çarşamba)
MYDOST İSKELESİ ÇANAKKALE (10 Mart 2015 - Salı)
Lamia (19 Şubat 2015 - Perşembe)
Bahçeliye Çağrı (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
(14 Ağustos 2014 - Perşembe)
KIR ÇEŞMELERİ (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Çayırlar Spor (25 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Dostlar Meclisinde Musiki Ziyafeti (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Foto Mehmet (05 Aralık 2012 - Çarşamba)
Hadi Gidelim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu şehrin çocukları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ben bu şehri... (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Şiirler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün busesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Tümer'e saygı ve rahmet için (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Su Tadında Yaşamak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Hamza Çiftliği (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Külde Kumpir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kemal'e Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çiçekler Konuşur mu? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ayıp Ortada Kaldı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ergenekon (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Güle Güle Demiyorum Kaymakam Bey (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İş Yok, Kömür Yok Ve Burası Çan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Delisi De Yok , Velisi De ! (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eksiğimiz Ortak Akıl (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Lamia (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Devlet Bahçeli’ye İade-i Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Harman (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Dair Politik Analiz (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Emekliler Kulübü (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün Duyguları Yakaladığı Gece (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Teneke Çatıda Yağmur Sesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eski Ramazan Tatları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çocukluğumun Ramazanları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Özgür Düşünce Ayrıcalığı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Suda Kendini Gören Geyik (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ufuksuzluk Sendromu (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Sevgiye Ulaşmak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Arada Bir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Mektup Yazdım Gül Yüzlü Yare (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yar Dilinden Hüzündür Gurbet (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bir Çan Romansı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yağmur Rahmettir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Buse (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Her Yerde Kar Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Fabrika Sireni (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Çocukları (2) (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bize Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Çok Açık Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Arzuhalim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Tebdil-i Mekan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Artık Kurudu Gelincikler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hane Kapısı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
TOHUM KADAR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DOSTLARLA PİKNİK YAPMAK (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İLK SÖZ VEYA İLK EMİR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KAYMAKAM BEYİ TEBRİK EDİYORUM (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ÇANSPOR'DA OLAĞANÜSTÜ KONGRE (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ELVEDA ESENLİK SOKAĞI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
MOTOR SU KAYNATTI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DERMAN YANIBAŞIMIZDA (04 Ekim 2012 - Perşembe)
SARIBAŞ’IN KAHVESİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
OSMAN (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KARŞIYAKAYA GEÇELİM… (04 Ekim 2012 - Perşembe)
PAŞA HAZRETLERİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Yazar Deneme Yazısı (04 Mayıs 2010 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7967
EURO
4.6385
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Elektrikleriniz kesilirse hemen bir mum yakarsınız. Fakat, 1 mum yeterince odayı aydınlatmaz. Bu nedenle elektrik kesildiğinde yaktığınız mumu bir aynanın önüne koyun. Aynadan yansıyan aydınlık sizi çok şaşırtacaktır.

Elektrikleriniz kesilirse
Taze deniz ürünlerini hava geçirmez ve kapaklı bir kap içinde buzdolabında saklayın. En fazla iki gün içinde tüketin. Dondurulmuş deniz ürünlerini alışveriş sonrasında orijinal ambalajında derin dondurucuya koyun.

Deniz Ürünleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları