ELVEDA ESENLİK SOKAĞI
Tarih: 4.10.2012 00:00:00
Hamza Yıldız
Çan’ da ki elli yılımı Esenlik Sokakta yaşadım. Dile kolay tam yarım asır. Çocukluğum, gençliğim, orta yaşlılıktan ihtiyarlığa geçiş sürecim bu sokakta geçti. Buradaki her yüz, her mekân hatıralarımı oluşturdu.
Hacılar Köyü’nden ir kamyon kasasında taşındığımızda Çan küçük bir kasaba görünümündeydi. Çanakkale Caddesi üzerinde, Mustafa Çavuş’ un ( Göçen) evlerine kiracı girdik O zaman Esenlik Sokak bir çıkmaz sokaktı. Çan Lisesi’nin arkasından Atatürk ve Fatih Mahallelerini Çanakkale Caddesine bağlayan Kıbrıs Sokak Damat Süleyman’ın buğday tarlasıydı. “Ev alma, komşu al” derler ya, rahmetli babam komşularımız yüzünden olsa gerek arsayı kiracı olarak oturduğumuz o evin karşısından aldı. İlk katın iki göz odası yarım yamalak düzüldüğünde hemen taşındık zaten.
Hemen üst yanımızda Selim Atalay amcalar vardı. Eşi Emine Teyze, oğulları Sadettin, Selahattin, Muzaffer… Karşımızda Doruk nineler. Alt tarafımızda Yuvalarlı Anzavur Ahmet’in dükkânları… Daha üstte İrfan_Rıdvan kardeşler, arkamızda Abdullah Hoca (Yonar), helvacı Hakkı Dede oğlu Sabri Hocalar, Şerafettin Demir, Becerenler, Sarıbaşlar… Sonradan bize komşu olan Marangoz İsmail Abiler … yalnız başına yaşayan Paşa Baba … Kavga, gürültü bilmeden büyük bir sülale gibi geçinip gittik. Bu zaman zarfında birçok
Büyüğümüz Allah’ın rahmetine kavuştu. Birçoğumuz da başka diyarlara göç etti. Arkalarında hatıralarının derin izlerini bırakarak… Elli yıl sonra artık benim de Esenlik Sokağından ayrılma vaktim geldi. Oysa alışık sayılırım gurbete, ayrılmalara… Ama bu ayrılık gerçekten zor geldi. Her sabah sokağa adım attığımda akrabadan yakın hissettiğim o aşina yüzlere gülümseyerek selam veremeyecek olmak, baba ocağından ayrılmak…
“Lakin vakit tamam, ardına bakmadan düş yola…”
Babam kömür ocağında baş çavuştu. Sabahta koca bir tencere tarhana çorbasına iştahla kaşık sallardık. Yanında mutlaka patlıcan turşusu olurdu. Annem babamı sokak kapısına kadar uğurlardı. Bu arada bende babamın arkasından sokağa çıkar, ardından Çanakkale Caddesi’nin köşesine kadar yürür, babamın gidişini seyrederdim. Kucağımda Hacılar Köyü’nde bırakmaya kıyamadığım kedimi okşarken sisler içinde fabrikaya giden işçileri, işçi otobüslerini, kömür kamyonlarını izlerdim. Bir saat içinde bu büyük insan selinin yerini çamurlu sokaklarının tenhalığını azaltan tek tük satıcı sesleri dolduruldu. Bende peşimde kendimle birlikte eve dönerdim. Emine ablam işe gider, Meryem ablam ağabeyimi okula hazırlar, annem bir yandan İbrahim’e bakarken ortalığı toplardı. Varlığı pek hissedilmeyen sessiz bir çocuktum.
Esenlik Sokak’tan ilk ayrılışımız babamın iş nedeniyle Maltepe Köyü’ne taşınmamız sebebiyle oldu. 18 Eylül
İlkokuluna başlayan eğitim hayatım üç yıl bu köyde sürdü. Sonra tekrar döndük evimize ve sokağımıza. Üç yılda ne kadar değişmişti hem çan hem de sokağımız. Canlanmış kalabalıklaşmıştı. Yalnızlık bulutları dağılmış, çok çocuk mahallesine dönüşmüştü mekânımız ve artık çayırlar mahallesine kadar uzanıyordu sınırları…
Sabahları toplanıp çamurlar içinde bata çıka birlikte gidiyorduk. Özer ilkokuluna küçükleri koruyup kollayarak büyük bir sülale gibi sahiplenirdik birbirimizi. Yazları Kocabaş çayına birlikte giderdik yüzmeye. Keza içme suyu almak için testilerle Kobak suyuna çakır dikenleri temizleyerek yaptık ilk futbol sahamızı şimdiki Çanakkale Seramik Spor Kompleksinin olduğu yere. Ve ilk futbol takımımızı…
Ben, kardeşim, İbo, Neco-Ali, Mesut-Emin, İrfan, Rıdvan, Ramazan-Mustafa, Fuat ve aşağı mahalleden Savaş takım kadrosunu oluşturuyordu…
Bir futbol maçından veya çayda yüzmekten yorgun döndüğümüzde bulurduk annelerimizi, ablalarımızı bir komşu evinin önünde toplanmış sohbet ederken Zila teyze, kızları Emine ve Leman … Emine teyze, Doruk nine, Ayşe teyze … Bazen ben erenlerin geniş avlusunda bulurduk onları…
Daima kardeşliğin, akrabadan öte komşuluğun, huzurun ve birlikteliğin adı oldu Esenlik Sokağı…
Hayatımızda insani değerler; sevgi, saygı, hatır, gönül, vefa… bu sokakta paylaşarak öğrendik.
“ Yaşananlar eskide kaldı cancağızım, şimdi yeni şeyler söylemek lazım “ dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ama geçmişin tadını unutunca bu günün ve geleceğin heyecanı da sönüyor be cancağızım.
İnsan kuş misali, bir var, bir yok…
Mehmet Çavuş, Hatice Ana…
Selim Amca, Emine Teyze… Doruk Nine…
Hakkı Dede, Şerafettin Amca, Muzaffer Hoca… Paşa Amca… Rahmeti Rahmana, diğerleri gurbete uçtular.
Esenlik sokağı zaten gün geçtikçe kendi sessizliğine gömülüyordu… Önüne dev apartmanlar dikilip, onlarca komşu taşınsa da ruhu rahmeti rahmana kavuşmuştu… Gidenlerle birlikte…
Bende gidiyorum, yaşanmış bir elli yılın üzerine…
Yeni gelenler, yeni bir ruh katacaklar Esenlik Sokağı’na… Ara sıra uğradığımda o hatıraların sıcaklığını içimde hissederek adımlayacağım o sokağı… Ve bu sokağı var edenlere kısa bir dua göndereceğim.
Elveda Esenlik Sokağı…


Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU ŞEHRİ SEVMEK (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
MERHABA ÖZGÜRLÜK (18 Nisan 2017 - Salı)
Lamia (14 Ekim 2015 - Çarşamba)
MYDOST İSKELESİ ÇANAKKALE (10 Mart 2015 - Salı)
Lamia (19 Şubat 2015 - Perşembe)
Bahçeliye Çağrı (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
(14 Ağustos 2014 - Perşembe)
KIR ÇEŞMELERİ (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Çayırlar Spor (25 Mayıs 2013 - Cumartesi)
Dostlar Meclisinde Musiki Ziyafeti (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Foto Mehmet (05 Aralık 2012 - Çarşamba)
Hadi Gidelim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu şehrin çocukları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ben bu şehri... (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Şiirler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün busesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Tümer'e saygı ve rahmet için (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Su Tadında Yaşamak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Hamza Çiftliği (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Külde Kumpir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kemal'e Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çiçekler Konuşur mu? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ayıp Ortada Kaldı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ergenekon (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Güle Güle Demiyorum Kaymakam Bey (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İş Yok, Kömür Yok Ve Burası Çan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Delisi De Yok , Velisi De ! (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eksiğimiz Ortak Akıl (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Lamia (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Devlet Bahçeli’ye İade-i Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Harman (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Dair Politik Analiz (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Emekliler Kulübü (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün Duyguları Yakaladığı Gece (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Teneke Çatıda Yağmur Sesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eski Ramazan Tatları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çocukluğumun Ramazanları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Özgür Düşünce Ayrıcalığı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Suda Kendini Gören Geyik (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ufuksuzluk Sendromu (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Sevgiye Ulaşmak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Arada Bir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Mektup Yazdım Gül Yüzlü Yare (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yar Dilinden Hüzündür Gurbet (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bir Çan Romansı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yağmur Rahmettir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Buse (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Her Yerde Kar Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Fabrika Sireni (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Çocukları (2) (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bize Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Çok Açık Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Arzuhalim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Tebdil-i Mekan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Artık Kurudu Gelincikler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hane Kapısı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
TOHUM KADAR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
BOZKIRDA BÜYÜYEN AĞAÇ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DOSTLARLA PİKNİK YAPMAK (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İLK SÖZ VEYA İLK EMİR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KAYMAKAM BEYİ TEBRİK EDİYORUM (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ÇANSPOR'DA OLAĞANÜSTÜ KONGRE (04 Ekim 2012 - Perşembe)
MOTOR SU KAYNATTI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DERMAN YANIBAŞIMIZDA (04 Ekim 2012 - Perşembe)
SARIBAŞ’IN KAHVESİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
OSMAN (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KARŞIYAKAYA GEÇELİM… (04 Ekim 2012 - Perşembe)
PAŞA HAZRETLERİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Yazar Deneme Yazısı (04 Mayıs 2010 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7967
EURO
4.6385
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
-Uruguay Devlet Başkanı José Mujica, maaşının % 90´ını hayır kurumlarına bağışlıyor ve 1.250 $´la geçiniyor.

Bunları Biliyor Muydunuz? 2
Kek hamurunun piştikten sonra kalıptan rahat çıkması için 10 dakika bekletin. Fırına sürdüğünüz kek kalıbının yanmasını önlemek için kalıbın altına biraz tuz koyabilirsiniz.

Hamur İşi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları