Çayırlar Spor
Efsane Geri mi Dönüyor?
Tarih: 25.5.2013 00:00:00
Hamza Yıldız
Bizim sevdamız şiirdir.

Akşamları ve vardiya dönümlerinde nöbetini tuttuğumuz… Bir edalı bakışla avunduğumuz… Bir çift gözün derinliklerinde kaybolduğumuz… Bele kadar düşen saçların meliklerinde savrulduğumuz. Aşk; bütün yoksulluklara rağmen umudun adıyla.

 

Yeni yeni kurulan bir mahalleydi Çayırlar. Fabrika kapısı ile Atav köprüsü arasında Çanakkale yolunun alt ve üst tarafına kuruluyordu. Ya kömür ocağı veya fabrikada iş bulanların yerleşim alanıydı. Tek veya iki katlı ama bahçeliydi evler. Birde çok çocuklu… Alın teri ve emeğin var ettiği. Acının ve mutluluğun birbirine karışarak, inadına mücadelenin alın yazısı olan yerlerden.

“Ölürsem, unutulursam, duasız kalırsam

Çayırlarda bir gül tomurcuklanır

Bu sevda

İlk yağmurla

Yeniden çan sokaklarına düşer Lamia...”

 

Konumuz elbette futbol. Felsefe, şiir ve aşk olmadan futbol olur mu?

Malum, Çayırlar taifesi çokça Sarıbaş’ın kahveye takılır. Tarladan gelmişim yorgun argın. Ama poşetlerde asma yaprağı ile ilk turfanda kiraz ve çilek dolu, tamamen organik. İki, üç bardak yorgunluk çayı içip adet üzere eve atacağım kapağı.

Kahveci Nusret, “ Hadi maça beyler! Araba kalkıyor” narası patlatıyor. “Ne maçı ?” diye soruyorum.

Meğer belediyenin halı saha turnuvası başlamış. Çayırlarspor kurulmuş. İlk maçı bu akşammış. Sponsorlar Ramazan Beceren, berber Ömer ve diğerleri… Malzemeci bizim Laz Yücel. Sözde iyi takım kurmuşlar falan… Kahve tevatürü aldı gitti maç ve takım üzerine… Beş dakikada motoruna, taksisine atlayan, yanına alabileceği kadar taraftar alarak kayboldu ortadan. Allah’tan İlyas’la çaylarımızı tam bitirirken Sabri Sefa vekilimiz çıktı geldi. Bizi boş kahveye nöbet tutmaktan kurtardı. Böylece biz de başlamadan maça yetişmiş olduk. Fakat ben Çayırlar deyince Çayırlar İdman Yurdunu hatırladım. Eski deponun yanında yapılan Çayırlar-Kartal spor maçlarını. Şükrü, Yusuf, İsmail… Yani öz be öz Çayırlıları… Hatıralar canlandı gözümün önünde. O eski ama güzel yıllar. Ölenlere rahmet, kalanlara sağlık ve mutluluk dileyelim. Ama bu mevzuya döneceğiz.

Takımlar sahaya çıktı. Çayırların forması yeşil-beyaz. Eee çayırlar bu elbette yeşil olacak. Rakip Karakocaspor. Ama hepsi genç.  Civa gibi… Bizim kaptan Mehmet, tamam… Çanspor’dan hatırladığım dayı da var. Gençlerden Oğuz iyi... Alper, Sezai, Yücel… Gerisi maç kadrosunu elime almadan hatırlayamam. Bakıyorum yılların devecisi Rahim Beceren en öne çekmiş sandalyeyi. Bakkal Mustafa orda. Berber Ömer teknik direktör koltuğunda, Ramazan Beceren kafeterya locasında ailece izliyor maçı. Müjdat abi geliyor. Lokantacı Hasan ve Can Tabldot patronu Fethi Kaya hazirunda.  Hüseyin Başaran bolca Çayırlar fotoğrafı çekiyor ki “Ben de eski Çayırlıyım” deme hakkına sahip olsun.  Yıllarca maç yorumları yazmışız. Isınma hareketlerinde iki takımı tartıya çıkarıyorum. Güç ile tecrübenin maçı olacak diyorum. Karakocaspor’un hepsi genç, dinamik… Çayırlarspor ise futbolu doya doya oynamış, durulmuş tecrübeli futbolculardan kurulu bir takım.

Maç başlıyor. Bizim takım top yapmaya çalışıyor, Karakoca öyle pres yapıyor ki, oyunu bozuyor. Korkusuzca ve oyunu çirkinleştirmeden oynuyorlar. Derken tecrübenin adı olan dayı uzaktan kaleciyi avlıyor 1-0…  derken arka direkte Yücel kafayla maçı 2-0’a getiriyor. Takım tam rahatlayacak derken Karakoca inatla kovaladığı golü buluyor. Maç 2-1… Hakem düdüğü çalıyor ve devre.

Lokantacı Hasan’a takılıyorum “galibiyet pirimi sabah çorbası mı?” diye. “Bir koca tepsi köfte” diye ekliyor, “Ekmekler Müjdat abi den.”. Fethiye takılıyorum, “Hadi sen ne yapacaksın?” “Ben tabldot ‘la idare ederim, senin pirim ne?” bu garip kul ne yapar? Yazı yazar. Bakın bu yazıyı galibiyet primi niteliğinde yazıyorum. Ona göre. Bu arada Nusret’i de çay ve meşrubat sponsoru yapsak fena olmayacak. Gaza gelir kerata. Berber Ömer’de galibiyet başına bir saç-sakal tıraşı sözü verdimi yeter. Amele mahallesi takımın yemeği, çayı, tıraşı oldu mu yeter.

Neyse maçın ikinci yarısı başlıyor. Biz kenarda makarna yapıyoruz ana sahadakiler epeyce ter döküyor. Tecrübe yavaş yavaş ağırlığını sahaya koyuyor. Karakoca kalecisi kedi mübarek. Herif top çıkarmıyor, objektiflere poz veriyor. Ama o da bu tecrübe karşısında direncini kaybediyor. Mehmet 3. , Sezai 4. , Yücel 5. , Alper 6. , Sezai 7. Ve Mehmet kapanış golü olan 8. yi atıyor. Şimdi maçın skoruna bakıp “Efsane geri mi dönüyor?” demek için vakit erken. Ama muhabbeti bile güzel. Güzel insanların bir arada görmek keyfi az mı? Artık gelecek maça kadar malzeme bol.

Evet, bu gün Çayırlarda bir gül açtı…

Çan sokaklarına yağmur düştü,

Ve yürekte bir sevda kıpırdadı.

Daha ne olsun  

24.05.2013
Hamza Yıldız

 

 

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BU ŞEHRİ SEVMEK (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
MERHABA ÖZGÜRLÜK (18 Nisan 2017 - Salı)
Lamia (14 Ekim 2015 - Çarşamba)
MYDOST İSKELESİ ÇANAKKALE (10 Mart 2015 - Salı)
Lamia (19 Şubat 2015 - Perşembe)
Bahçeliye Çağrı (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
(14 Ağustos 2014 - Perşembe)
KIR ÇEŞMELERİ (16 Temmuz 2014 - Çarşamba)
Dostlar Meclisinde Musiki Ziyafeti (08 Mayıs 2013 - Çarşamba)
Foto Mehmet (05 Aralık 2012 - Çarşamba)
Hadi Gidelim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu şehrin çocukları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ben bu şehri... (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Şiirler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün busesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Tümer'e saygı ve rahmet için (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Su Tadında Yaşamak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ali Hamza Çiftliği (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Külde Kumpir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kemal'e Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çiçekler Konuşur mu? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ayıp Ortada Kaldı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ergenekon (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Güle Güle Demiyorum Kaymakam Bey (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İş Yok, Kömür Yok Ve Burası Çan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Delisi De Yok , Velisi De ! (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eksiğimiz Ortak Akıl (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Lamia (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Devlet Bahçeli’ye İade-i Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Harman (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çan'a Dair Politik Analiz (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Emekliler Kulübü (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hüznün Duyguları Yakaladığı Gece (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Teneke Çatıda Yağmur Sesi (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Eski Ramazan Tatları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Çocukluğumun Ramazanları (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Özgür Düşünce Ayrıcalığı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Suda Kendini Gören Geyik (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ufuksuzluk Sendromu (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Sevgiye Ulaşmak (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Arada Bir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Mektup Yazdım Gül Yüzlü Yare (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yar Dilinden Hüzündür Gurbet (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bir Çan Romansı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Yağmur Rahmettir (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Buse (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Her Yerde Kar Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Fabrika Sireni (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bu Şehrin Çocukları (2) (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Bize Neler Oluyor? (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Çok Açık Mektup (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Kaymakam Bey'e Arzuhalim (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Tebdil-i Mekan (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Artık Kurudu Gelincikler (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Hane Kapısı (04 Ekim 2012 - Perşembe)
TOHUM KADAR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
BOZKIRDA BÜYÜYEN AĞAÇ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DOSTLARLA PİKNİK YAPMAK (04 Ekim 2012 - Perşembe)
İLK SÖZ VEYA İLK EMİR (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KAYMAKAM BEYİ TEBRİK EDİYORUM (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ÇANSPOR'DA OLAĞANÜSTÜ KONGRE (04 Ekim 2012 - Perşembe)
ELVEDA ESENLİK SOKAĞI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
MOTOR SU KAYNATTI (04 Ekim 2012 - Perşembe)
DERMAN YANIBAŞIMIZDA (04 Ekim 2012 - Perşembe)
SARIBAŞ’IN KAHVESİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
OSMAN (04 Ekim 2012 - Perşembe)
KARŞIYAKAYA GEÇELİM… (04 Ekim 2012 - Perşembe)
PAŞA HAZRETLERİ (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (04 Ekim 2012 - Perşembe)
Ama Aşk Var (29 Eylül 2012 - Cumartesi)
Yazar Deneme Yazısı (04 Mayıs 2010 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7967
EURO
4.6385
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
-Konya, yüz ölçümü olarak Hollanda´dan büyüktür.

Bunları Biliyor Muydunuz? 5
Dolma iç için kullanacağınız pirincinizi mutlaka ılık suda bekletip yumuşatın ve nişastasından arındırmak için birkaç defa sudan geçirin. Böylece içinin sert kalmasını önlersiniz. Dolmamızın daha lezzetli olması için sızma zeytinyağı kullanın.

Dolma - Sarma Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları