Mutsuzluğun Alışkanlığı
Mutsuzluğun Alışkanlığı
Tarih: 8.2.2017 17:30:24
Saim Tunçman

En kolayıdır aslında; bilmediğimiz hayatlar hakkında yorum yapmak... Günümüz tüketim çağı. Tüketiyoruz birbirimizi. Tüketiyoruz ilişkilerimizi. Tüketiyoruz dostluklarımızı. Tüketiyoruz insana ait ne varsa…

Sosyal medyanın ortaya çıkışı belki de iletişim açısından bir devrimdir. Bir başka açıdan baktığımızda ise ilişkiler açısından bir yıkım. Kişisel sayfanızdan paylaştığınız bir düşünceniz bile karşıtları tarafından yuhalanıyor, saldırıya uğruyor. Birlikte sohbet ettiğiniz, çay içtiğiniz arkadaşınız; bir gün sonra yaptığınız bir paylaşımın altında size hakaret edebiliyor. Duymadan, görmeden, bilmeden ve öğrenme çabası içinde olmadan yorum yapıyoruz her konuda. Bizi ne kadar ilgilendirdiğini umursamadan, karşımızdakinin neler düşündüğünü önemsemeden, parmağımızın ucunda hedefe oturttuğumuz kişinin neler yaşadığını bilmeden yargılıyoruz. Hakim gibi, hakem gibi davranıyoruz.

Toplumda ya ‘onlardansın´ ya da ‘bizdensin´ ikileminde bir taraftan olmaya zorlanıyoruz. Oysa doğruları söylemek, doğru şekilde davranmak için birinin yanında olmak zorunda mıyız? Doğru olan neyse onu söylüyor olmak, birilerinin parmağını size yöneltmesini göze almanızı gerektiriyor. İşaret parmağınızla karşıyı gösterirken; diğer dört parmağınızın sizi gösterdiğini nasıl görmezden gelirsiniz?

Özür dilemenin erdem olduğu cümlelerden kurmak istemiyorum artık. Aynı masanın etrafında, yan yana ve aynı görüşte olmasam da saygıyla sohbet etmeyi özlediğimi fark ettim son zamanlarda. Saygılı olmanın, insan olmakla ilgili olduğunu hatırlatmak için yazıyorum bu yazıyı. Her zaman haklı olanlarla değil, yaptığı yanlışın ardından özür dileyenlerle mutlu olabiliriz oysa.

Herkes somurtuyor son zamanlarda. Kimse kendisine bakmıyor. Özeleştiri yok. Sadece yargılıyoruz karşımızdakileri. ‘Onun neden küpesi var´, ‘Onun neden saçı uzun´, ‘O şöyle´, ‘Bu böyle´…

Mutsuz ediyoruz birbirimizi dostlarım. Mutsuz etmek için yaşar hale geldik. Mutsuzluğa alıştık en acısı. Mutlu, gülümseyen birini gördüğümüzde yargılamaya başlar olduk. Ne ara biz bu hale geldik?

Anahtar Kelimeler: Mutsuzluğun, Alışkanlığı
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bu savaşı sen kazanacaksın Seher! (22 Ağustos 2017 - Salı)
Bülent Turan´a Kulak Verin… (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Yüz Kızartan Fotoğraf (20 Nisan 2017 - Perşembe)
Madalyonun İç Yüzü; Evlat Acısı (04 Nisan 2017 - Salı)
Ne demek olmuyor, bakın oldu… (07 Mart 2017 - Salı)
25 Kuruşluk Tartışma (27 Şubat 2017 - Pazartesi)
Bırakın telefonları elinizden! (14 Şubat 2017 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
DOLAR
3.7967
EURO
4.6385
Çanakkale için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:43 08:28 13:27 15:50 18:08 19:40
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
-Hapşırdığınız zaman kalbinizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur ve hapşırırken gözlerinizi açmak imkansızdır.

Bunları Biliyor Muydunuz?
Kurabiye hamurunun elinize yapışmasını istemiyorsanız ellerinizi soğuk suyla ıslatıp kuruladıktan sonra kurabiyeye şekil verin. Kurabiyelerin zamanla sertleşmemesi için yanlarına bir-iki dilim kabuklu elma koyarak saklayınız. Elmanın yayacağı nem sayesin

Kurabiye - Bisküvi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları